14 Mayıs Notları

Elektriğim olmadığı için aklımda kalanları telefonumdan yazıyorum, bu nedenle de anacağım olaylarla ilgili link veremiyorum. Affolunsun.

  • Amerika elçiliğini taşıdı, İsrail her zamanki İsrailliğini gösterdi ve ne ölen, ne yaralanan sayısı belli. Olayların giderek kızıșacağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.
    Geçtiğimiz günlerde İsrail Suriye’de İran’ı vurmuştu. Gazze kızıșmıșken Hizbullah Golan’a girmeye çalışıp İsrail’i iki taraftan kuşatır mı? Bekleyip göreceğiz. “Girse ne olur” diye sorulabilir, hak da veririm lakin İran’ın bu harekete hazırlandığını, Lübnan’da da Hizbullah’ın seçimlerden birinci çıkmasıyla Şii hilalini olabildiğince erken tamamlamaya çalışacağını düşününce enteresan (daha doğrusu kanlı) sonuçlara gebe olacağını tahmin edebiliriz bunun.

  • Trump İran anlaşmasını sizce de “vakitsizce” mi yırttı? Bana pek öyle gelmiyor. Şu üç olayı üst üste koyunca “herkes safını seçsin” demek istermiş gibi görünüyor.
  • Eğer bu “komple senaryosu” doğruysa bizim Rıza olayı gerçekten enteresan olacak. Ben geçen hafta diye hatırlıyordum kararlar celsesini, bu hafta diye okudum. Önce bu yanlışımı düzelteyim ve devam edeyim: Oradan gelecek haberler ABD’nin Türkiye’ye bakışını da belirleyecek. Umarım hükumet düzgün saf tutar.
  • Hükumetin saf tutması derken Erdoğan’ın Chatham House’a gidişinin tarihi de öylesine değil. “Biz uçak alalım, siz de bir şeyler verin” dedi mutlak. Peki ne istedi? Bilmiyoruz ama yakında öğreniriz gibi.
  • Peki bizim beş para etmez dışișleri dünyaca ünlü İngiliz diplomasisiyle aşık atabildi mi? Bunu da yakında göreceğiz.
  • Arabistan’dan gelen yeni haberler yok. Anlaşılan Arabistan’ın ABD tarafgiri tutumu devam edecek.
  • Muhalif kesimde “bu sefer işleri bitti” gibi bir bakış var ama bunu sağlayabilecek tek şey Akșener ve Karamollaoğlu’nun AKP’den 15 20 puan çalması. Oy çalmaya filan gerek yok, AKP+MHP’nin seçmen kaybetmesine sebep olacak bir olay yaşanmadı. Tamam ekonomi kötü, vesair, ama bu yaklaşık 10 milyon oyu el değiştirtir mi? Ben pek sanmıyorum. Ondan muhalifseniz ben gibi, lütfen çok uçmayın. Ben de isterim gitsinler ya, pek sanmıyorum.
  • Erdoğan BBC’ye konuşmuş, klasik Erdoğan olarak konuşmuş. Böyle birinin bir ülkeyi, hele Türkiye gibi bir ülkeyi temsil etmesi sadece Türkler için değil evrim ve insanlık için de utanç sebebi.
  • Mahir Ünal bir şeyler demişti gene, ne olduğunu anımsayamadım. Zannederim kendilerine özel saçmalama ve aklı başında insanları deli etme dersi veriliyor zira bu ekonomik ortamda, bu diplomatik sorunlarla böyle saçma, gereksiz, ipe sapa gelmez ve sorunları derinleștirici açıklamalar yapılmaz.
  • Bir kerelik magazin gündeminden de bahsedeyim: Osmanlıspor diye adını gördükçe sinirimin bozulduğu bir takım ligden düştü ya, nasıl sevindim. Aziz Yıldırım gitsin de Fenerliyim diyebileyim diye bekleyen biri olarak Galatasaray’ın şampiyonluğunu da iple çektiğimi ekleyeyim. Hem Başakșehir gibi varlığı bir başka zulüm olan bir takım şampiyon olmaz, hem de belki bilvesile Fener Yıldırım’dan kurtulur. Ne güzel.
  • Magazinden tekrar siyasete dönüp bitireyim: İran’ın Şii hilali Türkiye’nin altından geçiyor, Irak ve Suriye’yi aşıp Lübnan’a, Hürmüz’ü așıp Bahreyn ve kuzeydoğu Arabistan’a ulaşıyor. Golan mevzu bu yaz gerçekten patlak verirse bizim askerlerimizin durumu ne olur? Umarım dinci/mezhepçi dış politika yüzünden hem çocuklarımızı, hem diplomatik hareket alanımızı, hem de belki yurt içinde canlarımızı vermeyiz.

Mail’lerine cevap veremediğim kişilerden de bu yazı vasıtasıyla özür dilemek isterim. Bu ara koşturmaca içindeyim biraz, umarım 2 3 gün içerisinde başım boşalacak ve oturup uzun uzun yazabileceğim. Yazabilene dek tekrar sizlerden özür dilerim. Daha önceden mailleștiklerimiz bilir, böyle uzun zaman sonra cevaplamam normalde ama istisnai bir durum yaşıyorum bu birkaç gündür.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.