2018 Yazına Doğru Birkaç Düşünce

  • AKP-MHP ortaklığının adı boş yere “milli mutabakat” konmuş değil. İsmin iması şu: Bu ortaklığın dışındakiler gayrı-milli olanlar.
  • Zeytin Dalı Operasyonu’nun “zamanlaması manidar”. İşlerin çığrından çıkma ihtimali olan zaman Nisan-Mayıs ayları ve bu aylarda Rıza’nın davasının sonucu gelecek karşımıza.
  • Gündemden (haklı olarak) düşmüş olsa da Rıza’nın davasının devamında yeni davalar da ortaya atılabilir. Türkiye’ye ne diyecekler, ne olacak bilmiyoruz.
  • Bu arada olası tepkilere “gayrı-milli şerefsizler, vatan hainleri” denileceği garanti.

  • OHAL’in kaldırılmayacağını hepimiz biliyoruz. Artık uzatıldı mı, ne oldu ne bitti diye sormuyoruz bile. “Alıştık”.
  • Daha önce de dediğim, aklı azıcık çalışan herkesin de bildiği gibi Erdoğan’ın gücünü kaybetmesi demek devrim mahkemeleriyle karşılaşması demek. Bu yüzden seçim olayı bu sene içinde olursa bayağı gürültü kopacağı garanti.
  • İttifak yasası denen şey hemen, hızlıca geçirilmeye çalışılıyor. Bu bana yakınlarda “seçim” olacağını düşündürse de Nisan-Mayıs aylarında ne olacağı, bunlara “toplumun” nasıl tepki vereceğini görmeden ne yapacaklarını bilemeyeceklerini de düşündürüyor. Ondan erken seçim olur mu olmaz mı bilemiyorum. Bunu görmek için Nisan ayının ortalarını görmemiz lazım.
  • Mühürsüz oyların da sayılmasını teklif eden bu seçim yasasının sonuçlarının acısını hep beraber tadacağız. Bakalım, bekleyelim görelim.
  • Olur da bir yerde bir bomba patlarsa arkasından erken seçimin geleceği garanti. Seçimi filan umrumda değil, boş yere insanlar öldürülmesin yeter.
  • Aynı şekilde “Suriyeli bilmem kaç ‘kardeşimizi’ ülkelerine gönderdik” denirse bunun da ardından gelecek şey erken “seçim” olacak. Umarım birkaç milyar dolarımızı daha harcamaya devam ederiz mi diyeyim, gönderilsinler de herkes kurtulsun mu diyeyim bilemedim. Hoş, adamları burada tutmak için uğraşıyorlar hala ya, neyse.
  • Başka derdi yokmuş gibi seçimi ya hep ya hiç seviyesine indiren Erdoğan’ın ilk defa o kadar da net olmadığını görmek ilgi çekici. Ahlaksız ve edepsiz heriflerle uzun süredir yürümüş olsa da. Ne bileyim. Öyle ilgi çekici bir rakibi olmasa da sanırım kendi de ilk defa harbiden pek kötü duruma soktuğunu fark etti. Ya da ben öyle olmasını istiyorum. Hoş, karakteri nedeniyle yaptıklarına devam eder ya. Ne bileyim.
  • “Ulan bizim çocuklar neden ölüyor?” diye soranlara dahi vatan haini damgasını yapıştır(t)an bu hükümetin ülkeyi yönetilemez, halkı bir araya gelemez bir hale getirdiğini bir zahmet kabul edelim artık.
  • Hep dedim, bana vatan haini demek için vatan haini olmaktan başka bir şart yoktur. Ama hala deniliyor. Ve o kadar fazla insanın ülkeyle bağı koptu ki zorla tutmaya çalıştığım ümidim de artık bitti. Türklükten gelen o mucizeye inancımı da kaybettim.
  • Televizyonlarda vurdulu kırdılı çok dizi var. Herkes kendi kahramanını övecek dizi çekiyor. Bu iyi bir şey değil. İnsanları vurmaya kırmaya daha fazla alıştırıyorlar gibi geliyor.
  • Her gün savunma sistemi geliştiriyor üniversitedekiler, ve lise ödevinden hallice işler yapıyorlar. Savunmaya yatırım yapmak güzeldir, ne kadar ve ne yapıldığını ben tam anlamasam da. Ama, ne bileyim, üretenleri durmadan ezerken “üreteceğiz, üretiyoruz” denmesi. Umarım ben görmüyor ve bilmiyorumdur, umarım güzel şeyler oluyordur.
  • Almanya’dan motor ve zırh almak için Deniz Yücel’i mahkeme yüzü görmeden bir sene içeri atmak, sonra motor ve zırh için söz alınınca salmak. Çok aşağılayıcı geliyor.
  • Yaz geliyor. Antalya, Muğla, Aydın filan ne kadar yabancı çekecek? Umarım çok çeker. Hükümetten tiksinsem de aç kalan hepimiziz.
  • “Hain” olsam da kimi hainlere göre, umarım bir bebenin dahi burnu kanamaz Suriye’de. Bizim bebeler onlar. Varsın şerefsizler “hainler, köpekler, satılmışlar” filan desinler, öldürülen bebelerimizin cenazelerinde haysiyetsizce gülüşmeye devam etsinler.

3 comments On 2018 Yazına Doğru Birkaç Düşünce

Leave a Reply

Site Footer