AKP’li Saçmalamaları V: Bir Hastanın Hezeyanları

Sözde cumhurbaşkanı, özde herbokolog Erdoğan Bayburt’a gitmiş, partisinin bilmem nesinde konuşmuş. Kaynak TCCB sitesi. Öncelikle bir sorunluyu başına çıkardığı için bilmem kaç milyon Türk’e sövgülerimi gönderiyorum. Sonra aşağıdaki satırların cumhurbaşkanlığı sitesinde yer almasından fazlasıyla utandığımı, utanma duygusunu kaybetmişlerinse hiç takmadıklarını düşündükçe delirdiğimi eklemek istiyorum. Son olarak kalın puntolu kısımların Erdoğan’ın sözleri, diğerlerinin benim yorumlarım olduğunu söyleyerek, hepten zırva ve salondakilere gaz olan kısımları atlayacağımı da belirterek başlıyorum.

“Genel başkan değişikliğini dahi kasetle, türlü ayak oyunlarıyla yapabilenler, AK Parti’nin bütün bu süreçleri şeffaf bir şekilde yürütmesinden rahatsızlık duyuyorlar”.

İşte bu, sorunlu deme sebeplerimden birisi. Bana sorarsanız Erdoğan yaptığının pek “demokratik”, pek “şeffaf”, pek “normal” olduğunu gerçekten zannediyor. Otoriterlik yapmak gibi bir amacı var mıdır bilmem ama kesinlikle yaptıklarının pek “demokratik” olduğunu zannediyor. Neden? Cehlinden. Bunları hep yazdık biz: Kendisinin lise diplomasından bile şüpheliyim ben zira bu kadar Türkçe özürlülüğü ve bu kadar cehalet başka türlü açıklanabilir değil. Melih’in Ankara’yı neden, nasıl bıraktığının doğrusunu anlatsınlar da biz de anlayalım. Yerse.

“Şark kurnazı” olarak nitelediği bu çevreler [CHP’liler] için “Demokrasi karneleri, özgürlük anlayışları, hukuk algıları o kadar kötü ki bunların pişkinliğini biz de hayretle takip ediyoruz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç kimse kusura bakmasın, artık bunların ikiyüzlülüğüne daha fazla tahammül göstermeyeceğiz. Gazete köşelerini tutmuş, televizyon ekranlarına ipotek koymuş, kültür ve sanat dünyasını esir almış bir avuç millet düşmanının ülkemizin ortak değerlerini sömürmesine sessiz kalmayacağız” vurgusunda bulundu.

Ülkemizin sömürülen ortak değerinin Atatürk olduğunu sanıyorum ben zira CHP’lilerin başka bir şeyi sömürdüğünü söyleyebilecek değil. Ne yapacak peki? Henüz bilmiyoruz. Kendisinin artık kimi halüsinasyonlar gördüğüne inandığım için ben her türlü yorumu beklerim artık. Programlarını kapattıracak olsa bu kendisi için standart tarife olduğundan çıkıp bir yerlerde söylemez gibi geliyor. Ne yapacak, öldürtecek mi? Onu da sanmam. Sindirebildiğini sindirmeyi daha çok seviyor. E ne yapacak o zaman?

Sanırım birilerini Fethullahçılıktan aldıracak içeri. Örgütünüz yoksa devlet size bir örgüt bulmakla mükellef olduğundan, ve bu ara en çok Fethullahçılık “sattığından” herkes Fethullahçı olabilir. Bakalım şimdi kimler Fethullahçı olarak yaftalanacak?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların zihinleri öyle bulanmıştır ki terör örgütünün Pravda’sına çevirdikleri gazetelerinde şehitlerimize şehit demeye dahi dilleri varmaz. Bir taraftan FETÖ’nün söylemlerine borazanlık yaparlar, Avrupa kapılarını ağlama duvarına çevirirler, diğer taraftan da Cumhuriyetimize sahip çıkmaktan bahsederler” diye konuştu.

Hah, bak. Sonraki paragrafı okusaymışım görürmüşüm. FETÖ borazanlığıymış, bak sen? Bakınız bugün yazdım. Kendisi, kendi mantığıyla gidersek, Amerika’ya karşı konuşmakta olduğundan içimizdeki bir İran ajanıdır. Savcıları göreve çağırıyorum. O kimdir ki Türkiye’de Şia’nın sözlerini, tarihi rakibimiz ve düşmanımız İran’ın görüşlerini yankılatacaktır?!

Hiç de güzel durmadı, değil mi?

Şehit tabutuna kolunu dayayıp miting yapan, yakılan askerlerini görmezden gelen, Boğaz Köprüsü’nde öldürülen bir eri ağzına dahi almayan biri vardı. O geldi aklıma şehit dediği kısmı okurken. Kimdi ki bu acaba?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ne 1400 yıllık medeniyet değerlerinden ne 2 bin yıllık devlet geleneğinden ne de 94 yıllık Cumhuriyet kazanımlarından asla geri adım atmayacağının altını çizerek, ülkenin 80 milyon vatandaşı ve 81 vilayetiyle bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak muasır medeniyet yolculuğuna devam ettiğini vurguladı.

Nasıl altını çizdi, merak ettim. Cumhuriyet’e 90 yıllık reklam arası diyen Babuşçu vardı mesela, sonradan dönüp “Atatürkçü olan”. Aynı şekilde cuhuriyete 90 yıllık enkaz diyen bir tanımlayamadığım kimse vardı. Savcılar, cumhuriyeti sinek gibi görmenin normal olduğunu söylüyorlardı. Şimdi bir hafta cumhuriyet deyince sana mı inanacağız “sayın” Erdoğan? Yeme bizi be. Yeme.

Bir de medeniyeti 1400 yıl diyerek İslam’a şartlamışsınız ya, boşverin medeniyeti. Ferrari’yi, Porsche’u altın kaplatmaksa medeniyet, gereği yok. Boşverin, barbar kalalım biz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi diyorlar ki; ‘Tayyip Erdoğan ve AK Parti aradan çekilirse her şey düzelecektir’ bunu söylüyorlar. Değerli kardeşlerim, hâlbuki sürekli köpürtülmeye çalışılan İslam karşıtlığı ve Türk düşmanlığının sebebi Türkiye’nin sıratı müstakim üzere olmasıdır, bu onları çıldırtıyor. Bizi devre dışı bırakmadan ülkemizi durduramayacaklarını bildikleri için şahsımızı hedef tahtasına oturtuyorlar. İşte en son NATO tatbikatında hem Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, hem de şahsımı hedef tahtasına yerleştirdiler, bir skandala imza attılar. Bugüne kadar bize yapılan saldırıları gizleyemedikleri bir sevinçle karşılayanların, işin içine Atatürk de dâhil edilince meselenin gerçek yüzünü anlamış olduklarını ümit ediyorum. Bu çerçevede yapılan açıklamaları da olumlu buluyorum. Artık hepimiz de çok iyi biliyoruz ki mesele şahıs meselesi, parti meselesi değildir. Hedef, Türkiye’dir, Türk milletidir.”

E Allah belanızı versin be. Sayenizde Türkiye ne hale geldi. Siz gitmeden düzelme ihtimali zaten yok. Bunu dedik diye İslam karşıtı nasıl olduk? Allah size mantık öğretemeyenlerin belasını versin. Sizinkini zaten versin. Ayrıca, bence de siz olmasanız Türkiye düzelecek. Ahanda, site burada. Nerede, neden Türkiye’ye düşman olmuşum, bir söyleyin hele. Yaftacılar sizi. Vatanperverliğimizdendir tüm acımız!

Başka memleketler, başka memleketin insanları tabi bizim iyiliğimizi istemeyecek. Kendi iyiliklerini isteyecek. Siz ne yaptınız, siz ne yapıyorsunuz peki? Nerede Türkiye’nin çıkarlarını korumak? Rıza için tutuşan paçalarınız neden bizim için tutuşmaz? Neden et yiyemeyenlerin dertleriyle dertlenmezsiniz mesela?

Nasıl başka memleket düşmansa siz de o kadar düşman görünüyorsunuz böyle. Daha az değil. Belki daha da fazla zira siz burada gücü elinizde bulunduruyorsunuz. Sayenizde devletimiz yok, devletimiz.

Önümüzdeki dönemin çok daha çetin sınamalarla dolu geçeceğini ancak kendilerinin her şeye hazırlıklı olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün artık ekonomiden savunma sanayine, ticaretten diplomasiye kadar her alanda 15 yıl öncesiyle karşılaştırılamayacak bir Türkiye var. Şimdi kendi silahını yapan bir Türkiye var. Kendi tankını imal eden, terörle mücadelesini kendi insansız hava araçlarıyla sürdüren bir ülke var. Şimdi yerli otomobilini yapmaya hazırlanan bir Türkiye var” dedi.

Şimdi 10 yılda parası en çok değer kaybeden 11. ülke var, 99’dan bir adım ileri gidememiş bir ülke var, iç savaşın eşiğinde bir ülke var, dışişlerinde İngilizce dahi bilmeyen öküzlerin çalıştığı bir ülke var… Daha sayalım mı?

Özet: Dünde de bugünde de bunları destekleyenlerin Allah tek tek belasını versin. Başka ne diyeyim?

1 comments On AKP’li Saçmalamaları V: Bir Hastanın Hezeyanları

Leave a Reply

Site Footer