Anayasayı Tanımamak Üstüne Kısa Bir Not

(Efkan Ala, ve ulu reis, başların başı, en büyük baş Recep Tayyip Erdoğan, anayasayı ve anayasa mahkemesi kararını tanımadıklarını belirtirken. Lütfen izleyin)

Eskiden TCK’da ünlü 146. madde vardı. Anayasayı tağyir, tebdil ve ilga etmeye teşebbüs etmenin karşılığı önceden idamdı. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan bu maddeden dolayı idam edilmişlerdi.

Sonra değişti, idam gitti müebbet hapis geldi. Sonra kanunun numarasını değiştirdiler. Bugün TCK’nın 309. maddesi bu suçla ilgili. Kanun maddesi şu şekilde1:

  1. Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.
  2. Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  3. Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Değişmeden önceki madde ise şu şekilde2:

  1. Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül etmiş olan Büyük Millet Meclisini iskata veya vazifesini yapmaktan men’e cebren teşebbüs edenler, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkum olur.
  2. 65 inci maddede gösterilen şekil ve suretlerle gerek yalnızca gerek bir kaç kişi ile birlikte kavli veya tahriri veya fiili fesat çıkararak veya meydan ve sokaklarda ve nasın toplandığı mahallerde nutuk irat veyahut yafta talik veya neşriyat icra ederek bu cürümleri işlemeğe teşvik edenler hakkında, yapılan fesat teşebbüs derecesinde kalsa dahi ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası hükmolunur.
  3. (Ek fıkra: 06/07/1960 – 15/1 md.) Birinci fıkrada yazılı suça ikinci fıkrada gösterilenden gayri surette iştirak eden fer’i şerikler hakkında beş seneden onbeş seneye kadar ağır hapis ve amme hizmetlerinden müebbeden memnuiyet cezası hükmolunur.

İki madde arasındaki keskin farkı görebiliyor musunuz?

Eski maddenin ikinci fıkrasında neşriyattan nutka dek her şey özellikle belirtilmişken değiştirilmiş olan maddede yalnızca cebir ve şiddet denmiş. Yani özetle elinize silah almadığınız sürece anayasal düzene karşı istediğinizi yapabilirsiniz. Anayasayı da tanımayabilirsiniz, anayasa mahkemesinden yargıtaya dek kararlara da uymayabilirsiniz. Nihayetinde yargıtay da, anayasa mahkemesi de, yasalar da… gücünü anayasadan alır. Anayasa ortadan kalktıktan, veya geçerliliği (kısmen) sorgulandıktan sonra diğerlerinin hükmü düşer. Düşmez diyenler lütfen sebebini söylesin.

Normal bir durumda anayasayı tanımamak devleti tanımamaktır. Devleti tanımama durumunda devlet, kişiyi, kendi egemenlik alanında yaşattırmaz. En azından tarih boyu gelen devletlerde hep böyle olmuştur – ne yazık ki modern devlet de buna dahildir. “Anayasayı tanımıyorum”, “yargının kararına uymuyorum” filan dendiğinde devlete ve devletin meşruiyetine ne yaptığınızı bilmeyebilirsiniz fakat yarın başkasına bunu deme hakkını verdiğinizi en azından tahmin edebilmeniz gerekir. Çok değil, 70 IQ dahi buna yetecektir. Bir kere devleti sarstığınızda başgan da olsanız meşruiyetiniz ortadan kalkmış olur. Gayrimeşru bir durumda neler olur, neler yapılır, neler yapılabilir ben anlatmayayım. Siyaset yazıları tarihi bunu anlatanlarla dolu.

Hasılı “nasıl anayasayı tanımıyorum diyebilir kardeşim?” diye düşünmeyin artık. 2005’te değişti o, ele silah almadıktan sonra sorun yok. En azından egemen için böyle. Siz yine de anayasayı tanımıyorum filan demeyin. 309’dan olmazsa terörden alırlar içeri, hayatınız kararır.

Footnotes

  1. https://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5237.html
  2. http://www.ceza-bb.adalet.gov.tr/mevzuat/765.htm

6 comments On Anayasayı Tanımamak Üstüne Kısa Bir Not

Leave a Reply

Site Footer