Birkaç Not

Uzun ve esas yazıyı hazırlamak sandığımdan uzun süreceği için birkaç not düşeceğim.

  • Gül diye diye 2 haftadan fazla zaman kaybeden CHP İnce ile iyi bir iş yaptı gibi – en azından benim için. Kimlik siyasetine karşı kimlik siyaseti demiştim. Adaylığı açıklandığında yaptığı konuşmanın tamamını henüz dinle(ye)medim ve oku(ya)madım henüz ama “herkesi kucaklayacağım” demesine çok aldırmamak istiyorum. Bakalım gelecek günler neler gösterecek.
  • “X’ler şuna, Y’ler buna oy verir mi?” mevzu saçma. İç savaşın ve ekonomik çöküşün (krizin filan değil, çöküşün) ciddi bir şekilde konuşulabildiği bir ülke yaratan birine bir kişi oy veriyorsa zaten diyecek de, yapacak da bir şey yok – kendilerini Barbaros Şansal’a havale etmekten başka.

  • Erdoğan çok sessiz geliyor bana. Özellikle Akşener konusunda ağzını açmaması hayra alamet değil. Ağzını bir açıp pir açar mı? Bana öyle geliyor. Bekleyip görelim.
  • Erdoğan’ın Kalın’dan sonraki ikinci sözcüsü Bahçeli “Akşener’e imza atanlar Fethullahçı” dedi, şimdi oradan bir kriz çıkaracaklar sanırım. Erdoğan da Akşener konusunda büzdüğü ağzını bu konu üstünden açarsa sanırım seçime veya sonucuna kalmadan küçük çaplı bir infial çıkabilir.
  • Bahçeli’nin sözlerinde şöyle bir sorun var: Seçme ehliyeti diyor. Anayasaya ve insan hakları bildirgesine göre (doğru hatırlıyorsam madde 21) (yasayla sınırlandırılmış haller haricinde) kimsenin oy verme hakkına dokunamazsınız (seçim kanunu madde 6-8 de yeterli ya, kendisi de Erdoğan gibi yasa filan tanımadığından bahsi yukarıdan açtım). Dokunursanız yanmazsınız ama memleketinizi yakarsınız. Bahçeli ne diyor, keyfi olarak seçme hakkı vermeyelim mi diyor? Eğer bunu diyorsa kendisinin acilen bir anayasa hukukçusuyla konuşması, sonrasında da Bakırköy’de oda ayırtması gerekli.
  • AKP ve MHP harici herkesin Fethullahçı olduğu bir ülkenin vatandaşı olmaktan utanıyorum. Bunların varlıklarından ve yaptıklarından kurtulacağım günü ben de iple çekiyorum.
  • Erdoğan bugün Suriyelilere vatandaşlık verme konusunu tekrar etti, sebep olarak kaçak çalışmalarını gösterdi. Kaçak işçi çalıştırılmasının yasadaki karşılığını kenara bırakıyorum, vatandaşlıkla çalışma izni arasındaki farkı sizlere hatırlatmak istiyorum.
  • Erdoğan seçim kanunundaki propaganda yasaklarını cayır cayır çiğnedi bugüne dek. Anayasayı ve yasaları çiğneyen bir “cumhur”başkanına sahip olmak ne gam, ne keder ya Rab…
  • Anayasa Mahkemesi ne karar verecek? Buna göre YSK ne yapacak? Erdoğan’ın alıştığımız höt zötü “AYM yasayı iptal etsin, YSK da seçimi iptal etsin, biz de ‘bunlar milletten korktu, seçim yaptırmadı diyelim” demek için mi ortada pek yok? Göreceğiz. Ben pek ihtimal vermiyorum ama anayasayı delmekte beis görmeyen cumhurbaşkanını da 15 sene önce olası görmezdim.
  • Akşener, İnce ve Karamollaoğlu birbirleriyle de atışmak zorunda. Ben ilk hareketin Akşener’den geleceğini düşünüyorum.
  • Ona af, buna ikram paketi büyük ihtimalle meclisten geçecek ve ekonomi çok iyiymiş gibi daha da kötüye gidecek. Böylesi bir ekonomiyi devralmayı ben istemezdim, devralmış olsaydım da tek adamlık yapıp “5 sene terör var bu ülkede. Mecburuz yoksa ülke kalmayacak” derdim – tabi bu arada “devrim mahkemeleri” de kurar, belki “ülkeye reset attık, bilmem kaç senenin bilmem kaç hareketindeki mesuliyeti kabul etmiyoruz” da derdim. Ülke başka türlü düzelesi değil. Varsayalım ki Erdoğan koltuğunu koruyamadı ve kendinden bekleneni yapmayarak koltuğunu verdi. Bu dediklerim yapılır mı?
  • “Kürt Türk, Alevi Sünni” demeyen birini bulsam eteğine yapışacağım ya bulamıyorum. Nasıl bir siyasi ortamdır bu?
  • Memleket cumhuriyet olsaydı, demokrasimiz de bulunsaydı Abdüllatif Şener bağımsız bile çıksa kendisine oy atardım. Antikapitalist Müslümanlar grubundan birisi gibi olduğundan herhal, garip bir sempatim var kendisine. 2007’de az kişinin gördüğü canavarı görüp olanca ranttan ve nemadan uzaklaşmak, hele ki bu leş ortamda, az bulunur bir haslet. Ecevit’le kıyaslayabiliyoruz kendisini, az şey mi?
  • Rıza olayı bu hafta nihayete erecek. Önümüzdeki hafta (14-20 Mayıs) Erdoğan ne yapıp Rıza’yı unutturacak, gerçekten merak ediyorum. Suikast girişiminden veya düşen uçaktan sağ kurtulmak gibi fazla büyük bir şeyler olmaz umarım. Durduk yere reisçilerin ellerinde palalarla ve silahlarla ortaya düşmesine gerek yok. Temmuza vakit var daha.
  • “Seçim” ilk turdan biter mi? Bunu belirleyen Akşener olacak sanırım. Karamollaoğlu’na gene 1-2 puan gider, Selo da alır gene 10-15. İnce standart 25-30’u bulursa Akşener’e 15 puan (ve dahası) gerekiyor en az. Göreceğiz. “100.000 imzayı ilk günden aştık” dense de Türk milletinin huyudur, sandıkta gene vereceğine verir. Akşener’e ben de imza verirdim ama oy vermezdim misal. Maksat demokrasi kazansın. Mirzabeyoğlu’nu dahi adil yargılayın, adam gibi delil bulun da hakkıyla cezalandırın diyecek kadar saf biriyim ben, normal gözüksün.
  • İlk turda bitmeyen bir seçimde 2 hafta daha başımız şişecek ya ben ona yanıyorum. Ah ki anti-Atatürk olacağına Atatürk II olaydı Erdoğan, biz de Türkiye’nin yıkılışı yerine adam oluşunu göreydik ya işte. Hep dedim, keşke İnönü yerine Atatürk yaşasaydı 73’e kadar. Bugün Almanlar, İngilizler, Fransızlar gelirdi Türkiye’ye yaşamak için, bizim oralara kaçmamız (veya kaçmaya çalışmamız) yerine.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.