Sosyal “Bilim” Ne Kadar Bilimdir Ki?

Eğer İngilizce biliyorsanız lütfen şu videoyu izleyin ve ikinci kısma geçin. 20. asrın en önemli fizikçilerinden Richard Feynman, sosyal bilimlere olan bakışını anlatıyor bu videoda. Birinci kısmı videonun özeti olan aşağıdaki yazı, bu videonun biraz açılmışından ve “içeriden bir gözle” sosyal “bilimler” kritiğinden başka bir şey değil.


Yukarıdaki videoda Feynman sosyal bilimcilerin sözde/sahte/yalancı bilimciler olduğunu söylüyor (İng. pseudoscience). Evet diyor, belli formları takip ediyorlar ama kanunlar üretemiyorlar [ve argümanlarının doğruluğunu test etme şansımız yok]. Sorsanız uzman dolu sosyal bilimler. Daktilolarının başına oturup “bence şu şöyle olmaktadır” diyorlar. Tamam, bu (bir örnekte) doğru olabilir ama genel olarak dediklerinin bilimsel hiçbir yanı yok diyor. Oturup artist artist insanları korkutuyorlar diyor. Ve sosyal “bilimci” olarak ben kendisine sonuna kadar katılıyorum. Okumaya Devam Edin

Sosyal Bilimci Ne İş Yapar, Ne İşe Yarar?

Televizyonlarda her akşam çeşitli konularda ahkam kesen onlarca insan izliyorsunuz. Herhangi bir alanda herhangi bir şekilde bir unvan almış ya da almamış olsun herkes her konuda bilgili. İktisatçı antropoloji konusunda ahkam kesmekten çekinmiyor, hukukçu sosyal psikolojinin altından girip üstünden çıkıyor, dünyada belki örneği olmayan havai ve temelsiz argümanlar bize bilgi olarak sunuluyor.

Bunun ilk nedenini sosyal bilim nedir başlıklı yazıda anmıştım: Sosyal bilim “bilim” filan değildir de ondan. Memleketim kahvelerinde sosyal bilimciden geçilmez. Her konuda her şeyi bilir herkes. Haksız da değillerdir zira sosyal bilimlerde “bilimsel” bilgiden ve veriden bahsetmek neredeyse imkansızdır. İstendiği kadar sayısal veri bulunsun ve kullanılsın, gerekirse makale/kitap sadece tablolardan oluşsun, yine de ortada bir bilim yoktur. Okumaya Devam Edin

Site Footer