AKP’li Saçmalamaları II: Fahri Kasırga’nın Cumhurbaşkanlığı Bütçesiyle İlgili Açıklamaları Üstüne Yorumlar

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga bugün çok güzel şeyler yumurtlamış. Buradan kendiniz de bakabilirsiniz. Neler dediğine girmeden önce Kasırga hakkında iki kelam etmek istiyorum. Dilerseniz aşağıdaki iki paragrafı direkt atlayabilirsiniz zira ana konuyla alakası yok.

Vikipedi’ye göre Kasırga bir dönem cumhuriyet başsavcılığı yapmış. Daha önce bir yerde yazmıştım, bana sorsanız bu ülkedeki en büyük adamlar başsavcılardır. Bu adamlar yürüyen adalettir, en azından olması gerekir. “Hangi işi yapsam başımı yastığa rahat koyduğumda en büyük hazzı duyarım?” diye düşündüğümde aklıma gelen tek iştir. İşini hakkıyla yapıyorsan sen adalet demeksin, daha ne olsun? Hakim suçluyu salabilir. Salsın. Ama hakim suçluyu o mahkemeye getiremez. Daha ne olsun?

Kasırga’yı bu kesmemiş. Bürokraside kuraldır malum, bir yerden sonra yükselmek için siyasete girmeniz lazım. Kasırga’nın AKP’yle beraber yükseldiğini görüyoruz. Adalet Bakanlığı müsteşarlığıyla başlayan yolda cumhurbaşkanlığı genel sekreterliğine gelmiş. Adalet kendisini kesmediğinden adaletsizliğe yönelmiş. Ne acı… Hele ki şu gıpta ettiğim geçmişten sonra çıkıp aşağıdaki sözleri söylemek, en azından biraz adalet duygusu olan insana zul gelirdi. Yazık. Ben bu adamın geçmişte adalet dağıttığına, benim hayalim olan işi yaparken gerçekten işini yaptığına nasıl kani olayım?

Metne geçelim. Kalın olan kısımlar haberden aldıklarım, altındakiler kendi yorumlarım.

“Cumhurbaşkanlığı bütçesinin her yıl artmasına ilişkin Kasırga, “Cumhurbaşkanlığımızın bütçesi her yıl artıyor. Önümüzdeki yıl daha da katlanarak artacaktır. Bu asla savurganlık ifadesi değildir. … Bütçenin ve harcamaların artması, yapılan yatırımlarından, hizmetlerin çoğalmasından, ilgi alanlarımızın artmasından kaynaklanmaktadır.”

İki ifade ilgimi çekti. “Önümüzdeki yıl bütçe daha da katlanarak artacaktır”. Artacak da değildir bak, katlanarak artacaktır. Erdoğan itibarından tasarruf mu etsin siz daha az vergi ödeyesiniz, ekonominin beli daha az kırılsın diye? Passat mı çeksin yanlarına?

İkinci ifadeyse daha mühim. Parça parça gidelim.

Diyor ki Kasırga, cumhurbaşkanlığı yatırım yapıyormuş. Ne yatırımı yapıyor, bilen var mı? Benim bildiğim kaç odalı olduğunu Erdoğan’ın dahi bilmediği saraya ek bina(lar) yaptırıp (ki bu binanın/binaların kaç lira tuttuğunu filan bilen zaten artık yok, soramıyoruz bile) bir de yazlık saray yapmaktan başka cumhurbaşkanlığının yaptığı bir “yatırım” filan yok – ki bunlar da zaten cumhurbaşkanlığının gider kalemlerinden değil. Ne yatırımı yapıyor bu cumhurbaşkanlığı?

Devam ediyor. Cumhurbaşkanlığının hizmetleri çoğalıyormuş. Tam olarak ne hizmeti veriyor cumhurbaşkanlığı? Tam karşılığı olmasa da açtım cumhurbaşkanlığının himaye ettiği projeleri, karşıma şöyle garip şeyler çıktı: Türkiye’de F1 yapılsın diye uğraşıyorlarmış, Antarktika’da bilimsel araştırma üssü yapılmasını istiyorlarmış, ödül veriyorlarmış filan. Listenin yarısında liselilere “Türkiye’de darbeler tarihi ve 15 Temmuz” diye bir yarışma açtıklarını gördüm, sövdüm, devam etmedim.

Başka ne yapıyorlarmış? Cumhurbaşkanlığının sitesine göre başka bir şey yok. Geçenlerde bir yerde okumuştum, işte ayni/nakdi yardımlar, STK’lara destekler filan yapıyormuş cumhurbaşkanlığı. Tabi bu da hizmettir diyerek belirtmem gerektiğini düşünüyorum. Amma ki liseli bebelere böyle gerzekçe ve ahmakça bir yarışma açıldığını düşününce o STK’ların Ensar ve türevi STK’lar olduğunu, ayni ve nakdi yardımların da bu minvalde yapıldığını anlamak pek zor olmasa gerek.

Cumhurbaşkanlığının ilgi alanları da artmış. Neymiş, ne olmuş mesela? Cuhurbaşkanı neye ilgi duymuş? Bu ilgilendiği şeye neden devlet bütçesinden para verilmesi gerekmiş? Soru çok ama cevap yok. Klasik AKP. Yok, kendilerini Allah sandıklarına inanıyorum artık ben. Nasıl Allah hesabı göreceği günü bilir biz bilmeyiz, bunlar da neler yaptıklarını kendileri bilir – tıpkı hep gelecekte çok iyi olacak olmamız gibi. Erdoğan gazabının rahmetini aşacağını söylerken ilahlık taslıyor demiştim, günbegün doğruluğunu gösteriyorlar sağ olsunlar.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin, yapım maliyetinin tamamının Başbakanlık tarafından karşılandığını, maliyetinin ise 1 milyar 370 milyon lira olarak açıklandığını vurgulayan Kasırga, bu rakamın içinde ana tefriş malzemelerinin bulunduğunu bildiklerini kaydetti. Sonradan bazı şeyler aldıklarını dile getiren Kasırga, “Tablo gibi, tanesi bin 500 dolar diye kamuoyuna deklare edilen esasında 70-80 liradan ibaret bardaklar aldık. Tanesi bir buçuk milyon denen ama 5 bin 400 liraya mal ettiğimiz masalardan aldık. Bu nevi harcamalar da yaptık. Külliyenin devlete maliyeti 1 milyar 370 milyon liradır. Onun dışındaki harcamalarımız Sayıştay denetiminden geçen harcamalardır.” 

Dalga mı geçiyorsun birader diyesim geldi, tuttum kendimi. Dayı demiş ki toplam maliyet bu kadar. Tabi bunun dışındaki harcamalar Sayıştay deneyiminden geçenler. Ne kadarı denetimden geçti? Bilmiyoruz. Bu tablolar filan 1.370.000.000 yeni Türk lirasının içinde mi? Cümleden çıkaramıyoruz. Ama şunu kolayca çıkarabiliyoruz: Bir milyar üç yüz yetmiş milyon Türk lirası tutar, toplam harcama değil. Bunun dahası var ve dahasının ne kadar olduğunu kendileri dahi bilmiyor.

Vergiyle milletin anasını bellemek, hesabını bile tutmamak nasıl bir iştir? Lan ben kendi yolluğumu alırken Cizre dönüşünde, hakkım olmasına rağmen İstanbul-Bartın biletini ödetmedim vergi verenlere, daha ucuz bilet varken daha konforlu gelmeyi seçtiğim için. 5 lira fazla ödetmemek için 50 liradan oldum. Sonra muhalifim diye beni binbir türlü yaftalıyorlar ya, cümlesinin taallukatını…

Tabi başbakanlık için yapılan sarayın birden cumhurbaşkanına verilmesi, bu sarayın başbakanlık bütçesiyle yapılması, o bütçelerin sanki vergilerle karşılanmadığı gibi konuları es geçtiğimi de hemen not edeyim.

Cumhurbaşkanlığında uçaklarla ilgili bir ödenek olmadığını dile getiren Kasırga, şöyle devam etti: “Biz uçaklarla ilgilenmiyoruz. Uçaklar, devletin uçak havuzunda muhafaza ediliyor. Bu uçakların alımı, bakımları, onarımları, uçuşa hazır halde tutulmaları Başbakanlık tarafından koordine ediliyor. Uçuş planlamasıyla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın talep ve talimatıyla öncelikli olarak havuz sistemine göre devletin elinde bulunan uçaklar tarafından karşılanıyor. Bu uçaklardan iki tanesi cumhurbaşkanlığı envanterine aktarıldı. Ama yine onların da bütün harcamaları Başbakanlık bütçesi tarafından karşılanmaktadır. Cumhurbaşkanlığı demirbaşına herhangi bir uçak almadık, kiralamadık.” 

Şair burada ne demiş? Hemen özetleyelim:

  1. Cumhurbaşkanlığının “kendine ait” uçağı yok. Dolayısıyla uçuşların giderleri cumhurbaşkanlığı bütçesinden karşılanmıyor.
  2. Cumhurbaşkanlığının giderini başbakanlık karşılıyor. Zaten uçuk olan maliyetin bir kısmı başbakanlığa yüklenmiş durumda.

Burada alenen bir sahtecilik yok mu? Biz sövüyoruz firmalara, bireylere araba alıp firmaya gösterip vergi kaçırıyorlar diye. Demek ki işler büyüdü mü araba yerine uçak kaçırılıyor. Vay arkadaş.

Kasırga, Marmaris’te Turgut Özal zamanında inşa edilen eski devlet konukevini yeniden düzenlediklerini söyledi. Konukevi için altyapı, çevre duvarı, peyzaj, dere ıslahları, güvenlik binaları, sondaj çalışmaları, etüd ve projelendirme için bir ihale yaptıklarını bildiren Kasırga, “12 milyon 125 bin lira harcadık. İnşaatla ilgili bütün işlemler TOKİ tarafından yapılacaktır. Projeler bittikten sonra ana ihale yapılacak. Ortaya çıkmış bir proje, yapılmış bir ihale olmadığından, yanıltıcı bir bilgi vermemek adına rakam telafuz edemiyorum.” dedi. 

Canım benim. Rakam telaffuz edememiş. Yazık. Kıyamam.

Konukevi için ihale yapmışlar. Ama daha ihale yapılmadan on iki milyon yüz yirmi beş bin yeni Türk lirasını gömmüşler. Neye gömmüşler? Ben de anlamadım.

Sonrası daha feci. Diyor ki bir ihale yaptık. Bu ihaleden ayrı bilmem ne kadar para harcadık. Sonra başka bir ihale daha yapacağız, bir proje daha gerçekleşecek. Henüz ihale yapılmadığından kaç lira tutacağını bilmiyoruz ama helalinden bir on beş yirmi milyon da oraya gider – o da en azından.

Başkasının parasını harcamak, hele ki kendine harcamak, ne kadar kolay. 31 senelik hayatımda kuruşları saymadığım bir günüm olmadı, efendinin dediği laflara gel.

Bir de başka bir ihale daha yapılacak lafından “oradaki konukevinden bağımsız başka bir yerler de yapabiliriz tabi” gibi bir anlamı tek ben mi çıkardım?

Örtülü ödenek konusuna ilişkin sorular üzerine Kasırga, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nin örtülü ödeneğin kullanılması ve harcanması konusunda herhangi bir tasarrufu olmadığını, ödeneğin kendi özel yasasındaki usul ve esaslara göre kullanıldığını söyledi.

Yani diyor ki hesabını veremeyeceğimiz bir Allah kuruşu yok ama hesabını verdiğimiz bir Türk lirası da yok. Ne güzel lan.

“Külliye içinde bir kilise olabilir mi?” sorusu üzerine Kasırga, Tarsus’taki Ayalan Kilisesi’ni örnek gösterdi. “Külliye” kelimesinin inanan, inanmayan herkesi kapsayıp kapsamadığına ilişkin soruya Kasırga, “Herkesi kapsar. 80 milyon Türkiye vatandaşını kapsar.” yanıtını verdi.

Tarsus’taki Ayalan Kilisesi nedir bilmiyorum, alakasını da çözemedim. İlk defa Kasırga’dan duydum, Google’ın dahi bilmediği bir kiliseyi ne demek üzere örnek verdiğini de anlamadım. Nedir yani, kilise mi varmış? Yapacaklar mıymış? Nedir?

Ayrıca Kasırga’ya 80 milyon demeyi yakıştıramadım. Erdoğan demedi mi 50 milyon Türk vatandaşının istikbalini kurtardık diye? 80 milyon nereden çıktı?

Haşmetludan çok mu biliyorsun sen efendi?!

Toparlayayım. Sen hukuk oku, koca başsavcı ol. Yürüyen adalet olması gereken adam ol. Sonra geç karşımıza, yalanları sırala, çarpıtmaya çalış, milletin vergisinin hesabını vereme. Yazık lan. Ben ki hayattaki en büyük başarısı şarkı yazabilmek olan adamım, bu adamdan her anlamda üstün olduğuma eminim. En azından karşınıza geçip yalan söylemiyorum – hele ki milletin vergisi gibi naziklerin naziği bir konu hakkında.

Özeti de şu olsun: Erdoğan gezer, tozar, saray yaptırır, sarayda kalır, bu sarayda yer, içer… Ama hiçbiri bu bütçenin içinde değil. Resmen kaçakçılık dememin sebebini de, anlamayanlar için, daha da açıkça yazmış olayım. Yani sadece saray kaçak değil, sarayın tüm harcamaları da kaçak.

Yazık.

Leave a Reply

Site Footer