Fethullah vs Tayyip: Ya Birinden Yanasın Ya Diğerinden

Bu ara çok moda oldu. Ya Tayyipçisin, ya Fethullahçı. Başka yolun yok. Öyle ki bana bile üç kere “sen Fethullahçı mısın” dendi Erdoğan karşıtlığım nedeniyle. Önce bu soruya verdiğim klasik cevabı buraya da koyayım:

Bana bunu demek için gerizekalı olmaktan başka gerek ve yeter şart yok.

Yazdığım her şey ortada. Site burada. Geçmişimi de önceden gizli yazarken artık açık yazıyorum. Bartın’da memurluk yaptım, sırasıyla ODTÜ, İÜ, İTÜ ve CEU’da okudum. Bölümleri hakkımda sayfasında görebilirsiniz. Demeye çalıştığım, her şeyi açık olan birine Fethullahçı demek için harbiden gerizekalı olmaktan başka bir şeye gerek var mı?

Asıl konu bu değil. Deniliyor ki “Erdoğan üstüne oynanan oyun esasında Türkiye üstüne oynanmaktadır. Bu nedenle Erdoğan’a taraf/arka çıkalım”.

Yok canım, vallaha mı?

Açayım. Şu yazıya bir bakın. Ne demişim? Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti’nin mezarını kazdı resmen, yok oluşun eşiğinde. Başka bir şekilde de olsa Fethullahçılar da Türkiye Cumhuriyeti’nin mezarını kazacaktı, hala da kazıyorlar.

Ben iki katilin birini neden, ne için, ne sebeple seçeyim? Birini diğerine üstün kılacak olan şey ne?

“Birisi seçimle gelmiş”. Ee? Klasik örneği verelim: Hitler de seçimle geldi. “Churchill’e Hitler’i yedirmeyiz” mi diyecektik, 1939’da Almanya’da olsaydık?

“Amerika bizim iyiliğimizi istediğinden mi uğraşıyor Erdoğan’la sanıyorsunuz”? Bak bak, gerizekalıya bak. Ulan kim demiş Amerika Türkiye’nin/Türklerin iyiliğini istiyor diye? Amerika kendi çıkarına bakıyor tabi ki. Bizim de sorunumuz bu zaten: Bir adamın rahatı ve bekası için ülkenin anasının bellenmesine karşı çıkıyoruz. Erdoğan’a karşıyız diye Amerika’yla ortak oluyorsak, kusura bakmayın da, Amerika’ya karşı olarak Erdoğan da İrancı oluyor. Sizin Sünni ümmetin lideri “Şia ajanı” mı, desenize bir?

“Amerika ülkeyi bölecek/ekonomik kriz çıkaracak/iç savaş başlatacak”. Vallaha mı? Erdoğan hiçbir şey yapmadığından oldu bunlar, değil mi? 2002’de iç savaş desen inanmazdı kimse, ama bugün hepimiz ne zaman çıkacak diye bekliyoruz. Amerika mı oluşturdu bu ortamı? Hadi de ki Amerika oluşturdu, kimin eliyle oluşturdu? Ben miydim 15 senedir iktidarda olan? Ben mi milleti dazır dazır parçalayıp böldüm?

Amerika kendi kendine ne ülkeyi bölebilir, ne ekonomik kriz çıkarabilir, ne iç savaş başlatabilir. Ama siz, yaptıklarınız ve yapacaklarınızla buna sebep olacaksınız. Ne diyordu Şeriati? “Amerika’nın bir şey yapmasına gerek yok. O istediği kadar uğraşsın. Biz bize yapıyoruz”. Türkiye özelindeyse siz bize ve Türkiye’ye yapıyorsunuz.

“Ama Erdoğan yola geldi, Atatürk filan diyor”. Hee. Beyinsizim benim. Bak, daha geçen gün yazdık onu. Ne dedim? Erdoğan, sanırım, tanklı tüfekli bir şekilde üstüne gelinmesinden korkuyor. Bu kadar değilse de ekonominin iyice tepetaklak olacağı garanti. Liranın son on senede en çok değer kaybeden on birinci para birimi olduğunu yazdım geçen gün. TÜİK’e göre dahi 2002’den beri mutluluğumuz artmamış. Freedom House denen saçmalık yer dahi Türkiye’nin 1999’a döndüğünü yazıyor. Bunları, ve dahasını, yapıp herşeyi mahfettikten sonra kendi rahatı ve bekası için üç beş gerizekalıyı kandırmaya çalışmasını filan yemezler koçlar. Ha yiyene afiyet olsun tabi.

“Ama Erdoğan’a arka çıkmazsak Türkiye kalmaz”. Bak bunu diyen bir cins vardı, cumhurbaşkanı danışmanı, hala da işinin başında. Burada çok uzun yazardım ya, tek bir şey söylüyorum: Eğer Türkiye Erdoğansız olunca yıkılıyorsa zaten yıkılmıştır, ve Erdoğanistan vardır. Sebeplerini burada yazdım, açın kendiniz bakın.

“Ama hepimiz aynı gemideyiz, hepimiz yanacağız”. Ben zaten yanıyorum? Kendi askeri canlı canlı yakılmış, kendi eri “kendi halkı” tarafından öldürülünce hiçbir şey yapmamış bir hükümet zaten yakmıştır beni. Bundandır Erdoğan’la Fethullah arasında zerrece fark olmaması. İkisi de benim düşmanım zira bana düşmanlar. İkisi de beni zorla düşman etti kendine zira ikisi de Türkiye’nin aleyhine çalışıyor. Ben düşman olmadım kimseye, bana düşman olundu. Ben neden bir düşmana karşı ötekini seçeyim? Ben ikisine de karşıyım, ikisine de destek olmam. Elimde güç olsa ikisini de koyarım BAĞIMSIZ mahkemelerin önüne, birinin dahi gözünün yaşına bakmam. Benim, ben gibi kaç yüz binlerin, kaç milyonların umudunu, geleceğini çalmış iki güruh bunlar. İkisi de hırsız. Neden ben birini kurtarmak için uğraşayım? Tekrar edeyim: Ben zaten yandım, yanıyorum, yanacağım. Siz de yanın. Umrumda değil.

Peki ne yapalım?

Valla benim kafa yapmak için yıkmak şeklinde çalışıyor. Fethullahçı olmayanlar zaten ya Fethullah düşmanıydı hep bizim gibi, ya da menfaat diyerek onlara yanlıyorlardı Tayyipçiler ve dahası gibi. Bu memlekette Fethullahçılık artık küfür olarak kullanılır anca. Erdoğan’ın yıkılmasında sıra.

Bu “Amerika Erdoğan’ı indirsin, biz de Amerika’ya destek olalım” mı demek? Ne alakası var la beyinsiz? Türkiye diyorum, Türkiye’nin iyiliğini istiyorum ben, alo?! Bu, Erdoğan’a destek filan çıkmayalım, Amerika’nın yaptıklarında da Türkiye ile Erdoğan’ı ayırmaya uğraşalım, ayrılamadığı yerde Amerika’yla da Erdoğan’la yaptığımızı yapalım demek. Düşmanımın düşmanı dostumdur demek karaktersizlik demek. Birinden kurtulmak için iplerimi başkasının eline verirsem yolumun sonu Erdoğan’dan da, Fethullah’tan da farklı olmaz demek. Ayrıca dedim ya, Amerika’nın kendi çıkarları var ve bunları savunuyor. Bu çıkarlar da benim çıkarlarıma tamamen zıt. Neden ben bir düşmana karşı başka bir düşmanla el ele vereyim? Verenlerin halini görüyoruz işte.

Hasılı demem o ki bizim elimizde güç olmadığından “yesinler birbirlerini” demekten daha mantıklı bir şey gelmiyor aklıma. Erdoğan, Fethullah, Amerika. Hepsi yesin birbirini. Belki sonunda bir memleket kalır elimizde. Şu an dahi, en en iyi ihtimalle, 50 senesi mahvoldu zaten Türkiye’nin. Belki 100 senelik yıkımdan kurtuluruz bu sayede.

2 comments On Fethullah vs Tayyip: Ya Birinden Yanasın Ya Diğerinden

Leave a Reply

Site Footer