TÜİK’siz İstatistik II: Freedom House Raporlarında Türkiye

Year Freedom Civil Political
1999 4.5 5 4
2001 4.5 5 4
2002 4.5 5 4
2003 3.5 4 3
2004 3.5 4 3
2005 3 3 3
2006 3 3 3
2007 3 3 3
2008 3 3 3
2009 3 3 3
2010 3 3 3
2011 3 3 3
2012 3 3 3
2013 3.5 4 3
2014 3.5 4 3
2015 3.5 4 3
2016 3.5 4 3
2017 4.5 5 4

Yukarıdaki tablo, Freedom House’un Freedom in the World (dünyada özgürlük) isimli yıllık raporlarından derlendi1. Sayılar yükseldikçe özgürlükler azalıyor. 1 ve 7 arasındaki bu ölçekte 1 en özgür, 7 en az özgür demek.

Raporun yayınlandığı yıllar içerisinde dört kırılma var:

  • 2002’den 2003’e ve 2004’ten 2005’e iki defa özgürlükler artmış.
  • 2012’den 2013’e ve 2016’dan 2017’ye ise iki defa özgürlükler azalmış.

1999 yılında Türkiye şu cümlelerle özetlenmeye başlanmış:

“Although Turkey ended 1999 with promising new commitments to improve its record on democracy and human rights, progress in these areas continued to be impeded by the military’s insistence upon protecting Turkish society from the twin threats of political Islam and Kurdish separatism. Kurdish and Islamist political parties, organizations, and individuals faced severe harassment and restrictions on political and social freedom, particularly following the arrest of Kurdistan Workers’ Party (PKK) leader Abdullah Ocalan in February, and in advance of general elections in April.”

Özeti şu: Ordu, Türk toplumunu siyasal İslam ve Kürt ayrılıkçılardan korumak istiyormuş, ondan işler o kadar da güzel değilmiş.

Şimdi soru şu: Ordu kötü mü yapmış/yapıyormuş? Bunun cevabını 2008 ve 2009 raporlarında, 2007 seçimlerini ve Ergenekon davasını takip eden yılın raporlarında arayalım önce:

“The ruling Justice and Development (AK) Party won a strong victory in July 2007 parliamentary elections, which were deemed free and fair. The result paved the way for the party’s presidential candidate to win election in August, despite objections from the military and secularist opposition parties. Meanwhile, the government’s reform efforts continued to stall.”

“The parliament in February 2008 passed a constitutional amendment that would have eased the ban on Muslim headscarves in public universities, but the Constitutional Court overturned the measure in June. In July, the same court narrowly rejected the public prosecutor’s request to ban the ruling Justice and Development Party for alleged antisecularist activities. Also during the year, officials proceeded with the trial of suspected members of a nebulous nationalist group that was accused of plotting to overthrow the government.”

Diyor ki 2007’de de 2008’de de hiçbir sorun yok. Görünümü negatife çevirecek hiçbir şey yok. Laikler orada kendi kendilerine konuşuyorlar, bu da önemli değil.

Peki sonrasında? Mesela ne olmuş da 2013’te düşmüş puanımız?

“In September 2012 the courts delivered the first verdicts in a series of cases against military officers for alleged coup plots. The conduct of the trials, together with mass arrests of Kurdish activists in other cases, prompted widespread concern about the government’s commitment to civil liberties and the rule of law. Meanwhile, the country struggled to cope with over 100,000 refugees fleeing the Syrian civil war, and a cross-border exchange of fire between Syrian and Turkish forces in September sparked fears of wider regional conflict.”

KCK davalarını hatırlarsınız belki. O davalardan dem vurulmuş. Fakat, ne hikmetse, 2013’te yapılan hiçbir şey (ne KCK tutuklamalarının devamı, ne Gezi ve sonrası) puanı düşürmeye yetmemiş. Sadece trendi düşüşte göstermişler, o kadar:

“Turkey received a downward trend arrow due to the harsh government crackdown on protesters in Istanbul and other cities and increased political pressure on private companies to conform with the ruling party’s agenda.”

Peki, 2017’de neden karar vermişler puanı düşürmeye?

“The Republic of Turkey regularly holds multiparty elections. Although the prime minister traditionally held most executive power, Recep Tayyip Erdoğan has dominated the government since moving from the premiership to the presidency in 2014. The Justice and Development Party (AKP) has been the ruling party since 2002. After initially passing some liberalizing reforms, the government has shown decreasing respect for political rights and civil liberties, especially in the past five years. Problem areas include minority rights, free expression, associational rights, corruption, and the rule of law.”

Özellikle son beş senede haklar gözardı edilir olmuş, Erdoğan da 2014’ten sonra tek adamlık oynamaya başlamış.

Ne kadar geriden geldiklerinin farkında mısınız? Ve ne kadar salak olduklarına?

Sene 2007. Erdoğan “ilk Müslüman cumhurbaşkanını seçiyoruz” diyor. Cümlenin yakıcılığına, yıkıcılığına bakar mısınız?

Bu cümleden sonra ben, daha 21 yaşında kıytırık bir öğrenci olan ben, “tanıdığımız Türkiye Cumhuriyeti artık bitmiştir” dedim. Koca, koskoca adamlar, proflar, uzmanlar, düşünürler… demedi. Onlar, 99’da kaldı. Gözlerini açtıklarındaysa çoktan her şey bitmişti.

Bir yerde gördüm, çok hoşuma gitti. Diyordu ki “bir ülkede felakati aydınlar gelmeden görür, cahillerse gittikten sonra”2. Merak ediyorum, “Tencere tava, hep aynı hava” çalanlar çok mu aydınlardı? Yoksa İslamcıları mı tanıyorlardı?

Türkiye’ye dışarıdan bakmak fazlaca sorunlu. Bunu, 1999 raporundan görebiliyoruz. Bakın 2003 raporuna, İslamcılar seçilince hemen nasıl da daha özgür bir ülke oldu Türkiye. Ne değişti? Hiçbir şey. 2004’te dendi mi kişiye özel kanun çıkarıldı, bu evrensel hukuk ilkelerine aykırıdır diye? Denmedi. Övüldü tam aksine. Dendi mi hiç “lan iki saf var, birisi laik birisi dinci. Dinci olanı değiştirmek lazım” diye? Denmedi. Ne dendi? Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler.

Sonuç? Hepimizin anası bellendi.

Bu yazının belli bir mesajı yok. Eğer siz bir mesaj bulduysanız bana söyleyin, ekleyeyim. Benim tek diyebileceğim, İslamcıları başımıza sultan kılanların birinin de “gavur” olduğu ve Türkiye’nin, daha önce de dediğim gibi, ülkesi olan ordu olduğu. Ordu gitti, ülke bok oldu işte. Bakınız: Burada yazdığım neredeyse tüm Türkçe yazılar.

İngilizce olacaktı bu site, ülke bunu bile bozdu. Allah belasını versin böyle ülkenin. Gerçi verdi işte.

Footnotes

  1. 2017’de Türkiye’yi gösteren sayfaya buradan ulaşabilir, sol taraftan yılı değiştirip dilediğiniz seneyi kendiniz kontrol edebilirsiniz.
  2. https://eksisozluk.com/entry/72058854.

2 comments On TÜİK’siz İstatistik II: Freedom House Raporlarında Türkiye

Leave a Reply

Site Footer