Gururla Söylüyorum: Vatan Hainiyim

“Konuşmasında yine CHP’ye yüklenen Erdoğan, ana muhalefet partisinin Türkiye’nin en büyük sıkıntısı olduğunu iddia ederek, “Yerlilik ve millilik… Bunu da bizden çalmaya çalışıyorlar.. Dur bakalım ya. Onun patenti bizde. Sizin tarihiniz belli. Hiçbir zaman yerli ve milli olmadınızdiye konuştu.”

  • Erdoğan ne demiş? CHP’nin tarihinde yerlilik ve millilik yok demiş.
  • Kim var CHP’nin tarihinde? Atatürk.
  • Atatürk ne değilmiş? Yerli ve milli.

Atatürk yerli ve milli değilse yerli ve milli olmak o kadar da özenilecek bir şey değil. En azından benim için bu böyle. Dahası, yerli ve milli olmak ve olmamak, Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlılıkla da alakalı bir şey. Yerli ve milli olmayan Atatürkçü birisi cumhuriyetçidir o ki, yerli ve milli olan cumhuriyetçi de olamaz bu durumda. Olmamalı yani. Nihayetinde yerli ve milli olmayanlar hep zarar veriyor bu ülkeye filan.

Eh, o ki Atatürk yerli ve milli değil. Ve o ki ben Atatürkçüyüm diye geziyorum. Ben yerli ve milli değilim. Bundan da gurur duyuyorum. Nihayetinde yerli ve milli olmayanlar da terörist ve vatan haini o ki; bunu da, başlıktan sonra bir daha, gururla söylüyorum:

Ben vatan hainiyim. O ki Atatürk bile vatan haini oluyor, O’nun kadar olmasa da ben de vatan hainiyim.


Peki ben GERÇEKTEN vatan haini miyim?

Blog burada. Geçmişimi azdan çoktan yazıyorum. Sanırım hain birisi olsam Türkiye’nin ve Türkiye’de yaşayanların iyiliğini istemez, bunun için çalışmazdım. İlk iş bayrak koymazdım yurt dışına çıkarken bavuluma. Türkler için siyasete giriş derslerini, anayasa yazılarını yazmazdım burada. Memur olduğumda beni kullanın diye amirlerime yalvarır hale gelmezdim. “Gavura” ülkemi kötülerdim, hükümetle ülkeyi ayırmazdım. Hükümetin yanlışları yüzünden ülkeme yapılanlara üzülmez, kahrolmazdım. Ve dahası, ve dahası…

Hasılı, ben birilerine göre vatan hainiysem, tekrar ediyorum, bunun tek bir anlamı vardır: Bana bunu söyleyen vatan hainidir. Ötesi yok.

4 comments On Gururla Söylüyorum: Vatan Hainiyim

  • Pingback: "Türkiye 2019'u Görmeyecek" Savım Desteklenirken… | Murat Karabağ ()

  • Pingback: Erdoğan'ın Atatürkçü Kesilmesi Üzerine | Murat Karabağ ()

  • Özgeçmişini inceledim, çok güzel kariyer geçmişin var ancak açıkçası, ben de bir Atatürkçü olarak bu yazını yeterince ikna edici bulamadım. Erdoğan’ın sözlerinden yaptığın alıntıyla tamamen düz mantık silsilesi içinde kalıplaşmış cümlelerle konuyu Atatürk’e ve kendine bağlamışsın. Yaptığın çalışmalar, Türkler için siyasete giriş dersleri gibi yazılar çok bilgilendirici ancak, izin verirsen haddim olmayarak sana birkaç tavsiyede bulunmak isterim. Birincisi, edebi yazım yeteneğini geliştirmen. Bazı yazılarında ele aldığın konuları başkalarına cevap veriyormuş gibi yazman bir okuyucu olarak beni konunun dışına itmekte ve konuya ilgimi kaybetmekteyim. İkincisi, yazılarına gerçek verilere dayanarak elinden geldiği kadar kaynak veri sağlayarak girişmelisin. Örneğin bu metinde Erdoğan’dan yaptığın alıntı için sayfanın sonuna bir kaynak linki veya resmi bırakabilirsin. Eminim ki yazılarını gerçek unsurlara dayanarak yazıyosundur veya belki de sadece keyfi bir şekilde yazmak istiyorsundur ancak her yazının sonuna ekleyeceğin birkaç kaynak/referans linki benim senin metnine duyduğum güveni artıracak ve senin sayfanda daha fazla vakit geçireceğim. Sürç-i lisan ettiysem affola, amacın seni yermek değil, verdiğin emek çok değerli benim gözümde. Türkiye’de ne yazıkki artık düşünür yetişmiyor, kimse fikirlerini rahatça farklı mecralara iletemiyor. Sen de bunu başarmaya çalışan nadir insanlardan birisin belli ki. Çalışmalarında başarılar dilerim. Saygılar.

    • Efendim, evvela teşekkür ederim. Kendi üslubumu ben de yer yer beğenmiyorum ve düzeltmeye çalışıyorum. Umuttur ki başarılı olurum.

      Normalde elimden geldiğince haberlerde kaynakları veriyorum ama anın ateşi içinde atladıklarım da olabiliyor. Yakın bir zamanda tüm siteyi elden geçirip metinleri düzenleyeceğim ve umarım eksikleri bu “bahar temizliği” içinde temizleyebilirim.

      Yazi özelindeki kritik için sanırım şu kadarını diyebiliyorum: Erdoğan’ın Atatürk düşmanlığı malum ve geçmişinde derken aklında olanların Saracoğlu veya Bayar gibi isimler değil Atatürk ve İnönü olduğu da bence açık. Erdoğan’ın zihninde cumhuriyeti yıkmak ve kendince yeni Türkiye kurucusu olmak olduğu da malum. İşbu durumda elimizdeki “kalıpların” durumu anlatmaya yettiğine inanıyorum. Dahası, sitede bulunmasa da şahsi sohbetlerimde ve kişisel planlarımda Türkiye’nin bu güruhtan temizlendiğinde ülkeye dönüp bir şekilde yeniden inşa sürecinde ama küçük ama büyük bir rol almak var. Durum buyken benim bu yeni Türkiye için bir hain olmam, ama mevzu Türk halkı ve Türk devleti olduğu zaman aksi konumda bulunmam benim için yalnızca bir gurur kaynağı değil aynı zamanda acılı, hem de çok acılı bir sorun: derdi kendi insanlarının iyiliği olan birine düşman diyen bir zihniyet ülkedeyken duruşunu her fırsatta belirtme ihtiyacı bir sorunken bunun normal algılanması bir diğer sorun. Ondan bu yazı esasında iki amaca sahip: öncelikle benim ne olduğumu söylüyor, fakat ayrıca ülkede vatanperverlere hain ve düşman diyenlerin varlığını sunuyor. Konuyu kendime bağlamam yalnızca bir ihtimal bu yazıyla beraber en azından birkaç yazı daha okumuş ve duruşumu da, kimliğimi de bilenlere kendi üstümden mesaj vermek. Başka bir şey değil. Yoksa Haluk Levent de düşman, o da terörist, o da hain desem ne kadar, nereye kadar etkili olur?

      Tekrar çok teşekkür ederim. Bu yorumları alıp üzerine koymaya çalışıyorum ve gerçekten değerliler benim için.

      Selam ve saygılarımla,

      Murat

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Footer