İslamcı Ahlaksızlığı ve Adile Naşit

Benim sevdicek, üstünüze afiyet, biraz değişiktir. “Hiç tanımadığın birini nasıl sevebilirsin?” diye sorar ne zaman Kazım’dan (Koyuncu), Atatürk’ten, Pir Sultan’dan filan bahsetsem. Anlatmaya çalışırım ama anlamaz. Gavurluğundandır belki. Ya da bizim Türk olmamızdandır tanımazken bayağı sevmemiz. Nihayetinde sevgi de bir algı ve yorumlama biçimi, ve kültürden etkileniyor. Değil mi?

Çok sevdiğimi söylediğim insanlardan birisi de Adile Abla/Teyze/Nine. Sanırım (birazdan anacağım beyinsiz ve ahlaksız küçük gruptan ayrı), en azından bizim nesilde (86 doğumluyum ben) sevmiyorum diyeni yoktur da. Ekşi başta olmak üzere okuduğum her forumda benimle aynı hissi taşıyordu insanlar: Alıp bağrına basmak, yanaklarını sıkmak, elini öpmek, teşekkür etmek…

Seneler evveldi, Adile Naşit’in Tosun Paşa’daki hamam sahnesinin sansürlenmesi diye bir şey görmüştüm. Yok artık dedim, açtım baktım ki doğru.

Lan bir insan Adile Naşit’in neyinden etkilenebilir? Adile Naşit bu. Sokakta 10 kişi çevirsek 11’i “keşke benim anneannem/babaannem olsaydı” der O’nun için. Gözü parıldar adını duyduğunda. Birisi nasıl kadın görebilir Adile Naşit’e baktığında? Anlamadım, anlayamam. Nasıl tahrik olabilir? Hiç anlayamam. Zorluyorum kendimi, yine de anlayamıyorum. Gözünüzü seveyim siz söyleyin, bende mi var bir gariplik?

Görüyoruz ya bazen “anneye hallenmek caiz midir, teyzeye hallenmek caiz midir, öz kızına hallenmek caiz midir” gibi soruları cevaplıyor pek muhterem hocaefendiler. Harbiden gerçek bu “insanlar”. Adile Naşit’e bile “et” diye bakan bu nesneler annesine, teyzesine, öz kızına mı bakmaz? “Kız çocuklarınızla çok da yakın olmayın” diyen bir başka muhtereme sayıp sövmüştü pek çok kişi ama ben, aksine, bu muhteremi haklı buldum. Adile Naşit’e bile azgın gözlerle bakabilen bir nesne kızına da hallenir, anasına da hallenir.

Daha başka bir muhteremin hikayesini anlatırlar. Yok bilmem ne hapishanesindeymiş, yok kızları görmüş dışarıda da onların cehennemlik olduğu kendisine malum olmuş. Bu kızların biri de Adile Naşit’miş derler. Bu muhteremin adı da Said Nursi. Nurunu, Nursunu s.ktiğimin biri. Orospu çocuğunun çok bir hayrı olmuş gibi bir de zamanın eşsiz benzersiz olanı demişler (bediüzzaman).

Zamanının eşsizi Adile Naşit’tir efendiler. Yeşilçam’dan ikinci bir Adile Naşit çıkmamış, çıkmaz da. Sırf zamanının değil belki de Türk sinemasının tüm zamanlarının eşsizidir kendisi. Var mı İslamcı köpeklerden ayrı hepimizin ninesi olmasını istediği, bağrımıza bassak, elini on defa öpsek az gelecek başka biri?

Bir de TRT’deki sansürleyen itlerin, bunların biraz okumuş, az biraz eli kalem tutmuş olanları olduğunu düşünün. Harbiden ilk muhterem az bile demiş. Siz kızınızı doğduğunda gidip gömün, daha iyi. İtin birine baba demesinden iyidir.

Geçen gün Twitter’da gördüğüm ve çok güldüğüm bir twit’le de işbu metni bitirelim efenim:

İnsan dahi olmayan bu nesneleri oy verme ehliyetine sahipmiş gibi kabul ettiği için de demokrasiye bir küfür de bu vesileyle etmiş olayım.

Leave a Reply

Site Footer