Memurluk Anıları III – İslam Çok Güzel

Size birkaç hikaye anlatacağım. Gerçek birkaç hikaye. Kendi anılarım.

Kahramanımız silik, kıytırık, sıradan, basit ve sadece iki üç aylık bir memur. Vaktinde il müdürü kendisini İslamcı filan sanmış olsa gerek, “gel Murat Bey, sohbet edelim” diyor, oturup iki saat İslam ne güzel, Kuran ne güzel filan anlatıyor. Bizim salak da dinliyor tabi. Dinlerken içinden “lan bizim başka işimiz yok mu, ben sosyologum, işe yarayacak kafam var, beni neden böyle törpülüyorsun, senin nasıl müdür olduğun belli oldu” gibi şeyler de düşünüyor ama yemiyor maçası bunları söylemeye.

Bir gün yine çağrılıyor, kalkıyor gidiyor ama “ben bugün şeytanın avukatlığını yapacağım” diyor müdüre. Müdür eyvallah diyor, “tabi ki” diyor, “böylece daha fazla düşünmüş oluruz” diyor. Bir iki basit şeyle müdürünü ısındırdıktan sonra kahramanımız ilk büyük sorusunu soruyor: Kuran’a göre Lut, evini basanlara “benim el değmemiş iki kızım var. Misafirlerimi boş verin, onları alın” diyor. Buna müdürü ne der ki?

Müdürü “o öyle değil” diyor. “Bir kere Lut’un iki değil dokuz kızı var”. E Kuran iki diyor, sen Kuran’dan çok mu biliyorsun? Buna tabi ki cevap vermiyor müdürü, onun yerine “orada zaten başka şey demek istemiş” diyor. Ne demek istemiş diye sorduğunda Murat, “bu kadar sohbet yeter. Memuruz biz, işimize bakalım” diyor.

Sonunda memur olduğumuz aklına geliyor – ve o günden sonra bir daha Murat Bey’le sohbet edesi gelmiyor. Tersliyor onu. Ne kadar güzel. Murat da kurtulmuş oluyor bundan.

E güzel dedim, tamam güzel de, daha önce iki saat konuşurken sen, biz memur değil miydik? Şimdi neden yarım saat bile olmadan iş bizi bekler oldu? Daha da önemli konular var tabi. Sen amirsin, İslam ne güzel diye anlatmak sana mı kalmış? Ben Müslüman olmak zorunda mıyım? Müslüman olsam da seni dinlemek zorunda mıyım? Senin görevin bu mu? Senin yapman gereken bu mu?

Tabi körpeliğin, memlekette amirlerin neredeyse hep şerefsizlerden seçilmesinin, ve pisliğin boyutu nedeniyle Murat ikinci çağrıldığı seferde diyemiyor “benim aşağıda işim var, buraya gelip İslam güzellemesi dinlemem için vergi vermiyor millet bana” diye. Bugün olsa diyebilir miydim? Sanmıyorum. Nedenini ikinci hikayede bulacaksınız.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Footer