Muhalifin Yaşam Hakkı Resmi Olarak Elinden Alınırken…

696 sayılı KHK‘mız sağ olsun, adam öldürebilirsiniz ve sonucunda hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluk doğmaz.

Hemen ilgili maddeye (121) bakalım:

Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.

Peki, 37. maddenin birinci fıkrası ne diyormuş? Ona da bakalım:

“15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.”

Bu iki madde, bana 1982 anayasasının geçici 15. maddesini anımsattı. Bu madde şunu diyordu:

12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.

Yani AKP, sağ olsun, darbeci olduğunu kendi ağzıyla itiraf ediyor bize. Nasıl? Şöyle: Anormal durum ortadan kalkıp normal duruma geçtiğimizde hala anormal durumdaki önlemleri alıyorsanız yaptığınız şey anormalliği normal hale getirmektir. Bunu anlatmaya çalıştığım yazı için şöyle buyrun.

Ben işin iki detayına girmek istiyorum, geri kalan kısmının kamuoyunda tartışılacağını düşündüğümden (ya da dilediğimden) üstünkörü belirtip geçeceğim.

Benim de gerek burada, gerek Ekşi Sözlük’te, gerek günlük yaşantımda… kimi insanlar gibi üzerinde durduğum bir konu vardı: Sözde darbe gecesi sözde kendi halkı tarafından öldürülen eratın faillerinin ne aranması, ne sorulması. Bu KHK işbu hukuksuzluğu hukuka uyurdu sağ olsun.

Çok kişi görmüyor ama esasında bu madde de facto uygulanmaktaydı, de jure konuma geldi. Yani “yarın bizi biri öldürürse” değil mevzu, zaten öldürülenler var. En azından iki kişi, isimlerini kendiniz arayın bulun. Belki arada birkaç şey öğrenmiş olursunuz.

Yarın daha fazla kişi öldürüldüğünde daba fazla ses getirecekse de bunu bir not olarak düşeyim.

İkincisi. AKP savcılarına göre oyun uzun zaman önce Gezi’yle başladı. Gezi’deki bizler teröristtik. Sonra yargı darbesi diye bir şey dediler, sonra bu sözde darbe geldi. Yani Gezi’de sokaktakiler, savcılık iddianamesinin kabul edilmesi gösteriyor ki, teröristti. Eh, teröristi yargılamayan devlet mi olur diye daha önce kaç kere sordum ve söyledim ama tabi ki cevap yok. İlgili KHK maddesini Türkçeye çevirdiğimizde bize şunu diyor:

Türkiye üzerine oyun oynuyorlar ve bunlar dış mihrak. İçeride kullandıkları da zaten terörist. Gezi’de sokakta olduğunu söyleyen birisini başka biri bugün çekip vursa hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu olmayacak zira daha önceden ilgili suçu işlemiş kişiyi vurduğunuzda 15 Temmuz’un devamı (daha doğrusu bir parçası) olduğunu gayet rahat ve umarsız bir biçimde söyleyebilirsiniz.

Daha kısacası, muhaliflerin yaşam hakkı “resmi ve yasal olarak” artık Türkiye’de yok. Tabi bunun uzantısı olarak fikir özgürlüğü de, toplanma özgürlüğü de yok.

Daha daha kısacası Türkiye resmi olarak insan haklarını ve anayasayı ortadan kaldırdığını (bir kez daha) ilan ediyor.

“Sen muhalifsin, Erdoğan’a muhalif olacağım diye her boka karşısın” demişti geçen gün buraya yorum yapan biri. Gerizekalı demiştim ben. Umarım bu yazıyı da okur aynı gerizekalı, sonra (beyni olmadığından ancak) kafatasıyla düşünmeye çalışır biraz.

2 comments On Muhalifin Yaşam Hakkı Resmi Olarak Elinden Alınırken…

Leave a Reply

Site Footer