Erdoğan ve Yıldırım’ın Resmi Sonu İlanı

Tayyibanın (i.e. Erdoğan ve şürekasının) bir güzel özelliği var: Bir şey yapacakları zaman önceden söylüyorlar. Dahasına gerek yok, iki örnek vereceğim:

Aralık 2012: Kuvvetler ayrılığı önümüze engel olarak dikiliyor.

Mart 2016: Ya bizim yanımızda olacaklar ya da teröristlerin yanında yer alacaklar. Bu işin ortası yoktur.

Ben, pek çok insan gibi, bunların ikisi hakkında da tedirgin oldum. Yazdım1, söyledim. Dedim ki bu iş böyle gitmez, patlayacağız. Kimi inanmadı, kimi inanmak istemedi, kimi insansa da “elden ne gelir?” dedi ben gibi.

Uzun uzun çizelgeyi sunmaya ve anlatmaya gerek yok. Bugüne bir anda gelmedik. Benim olanca umutsuzluğum kendi kötümserliğim nedeniyle değil. Her birini önceden gördük, görmezden geldik. Bugün artık son noktada olduğumuzu, yolumuzun bittiğini, Türkiye’nin 2019’u (en azından bu hükümet devrilmedikçe ve bu devletsizlik ortadan kaldırılmadıkça) görmeyeceğini söylüyorum. Hala kimileri inanmıyor, kimileri inanmak istemiyor, kimileri “elden ne gelir?” diye soruyor.

Elden ne gelir diyenleri şu başlığa aldıktan sonra yazıya, sonunda, geçelim.

Terörün Tanımı ve Türkiye’de Terör

Terör zorlu bir kelime zira her geçen gün anlamını biraz daha modifiye etmeye uğraşıyoruz. Fakat her tanımda bir kelime her zaman ortak: Yüksek seviyede korku. İngilizce Merriam-Webster’da ilk tanım “yüksek derecede korku durumu” ve dört tanım var, Fransızca Larousse’ta biraz daha öteye geçip “felce uğratacak derecede korku” deniyor ve üç tanım var. TDK ise yıldırı deyip bırakmış. Aşağıda göstereceğim üzere TDK’nın tanımı, bence, terörün doğru tanımına daha yakın.

Peki, devletlerin terör tanımı ne? İk tanesine bakalım. Amerika’ya göre terör, siyasi bir saikle ve önceden planlanarak sivil vatandaşları hedef alan şiddet eylemleridir. TCK’daki terör tanımıysa evlere şenlik:

Site Footer