Eşit Haysiyetin Temellenmesi: Rasyonalite ve Otonomi

Seri dahilinde sürekli olarak eşit haysiyet ilkesine işaret ederek cumhuriyet fikrinin neden önemli olduğunu, cumhuriyet olmadığı sürece demokrasinin önemsiz olduğunu, birincil sorunumuzun eşit haysiyet ilkesini hayata geçirmek olduğunu tekrar tekrar belirtmeye çalıştım. Özellikle Avrupa ve Amerika literatürlerini okuyanların ısrarla anlayamadığı demokrasi ve cumhuriyet farkını ve eşit haysiyetin önemini bu yazıyla açıklamaya çalışacağım. Eğer serinin diğer yazılarından haberdar değilseniz dilerseniz bu yazıdan önce, dilerseniz sonra eşit haysiyet terimini ister sağ üst, ister sol üst taraftaki arama bölümünden site içinde arayıp ilgili yazılara bakabilirsiniz. Okumaya Devam Edin

Cumhuriyet ve Demokrasinin Farkları

Cumhuriyet ve demokrasi kavramları Türkiye’de sıkça birbirine karıştırılıyor ve ben inatla anlatmaya çalışsam da kimi muhataplarım bu terimleri yanlış kullanmaya devam ediyor. Bu yazıda bu kavramların benzerliklerine ve farklılıklarına biraz bakalım. Liste şeklinde ve olduğunca kısa ve net cümlelerle bu farklılıkları sunmaya çalışacağımı da baştan belirtmeliyim. Önce bu iki kavramın tanımını yapalım. Okumaya Devam Edin

Eşit Haysiyet İlkesi ve Vatandaşlık Mefhumu

Bu yazıda vatandaşlık hakkını oy vermeye denk tutuyorum demişsiniz. Ve bizim için cumhuriyet demokrasiden öncelikli bir değerse ve cumhuriyetin olmazsa olmazları biri oy hakkı (vatandaşlık hakkı) ve eşit haysiyet ilkesi ise demokrasi ve cumhuriyet bu durumda ayrılmış ikili olmuyor mu? Eşit haysiyet demek demokrasi demek değil midir?”

Öncelikle bu mail’i gönderen Oğuz Yurtçu Bey’e teşekkür etmeliyim. Bu soru üzerinden, bu ilki olmak üzere, iki yazı bu seriye eklenecek. Bu giriş notuyla konumuza girelim. Okumaya Devam Edin

Demokrasi Ne Kadar Önemlidir ve Türkiye’nin Esas İhtiyacı Mıdır?

Yakın zamanda Pakistan’da gerçekleşenler hakkında fikriniz var mı bilmiyorum. Özetle şunu söyleyebiliriz: Pakistan’da mollaların (ve ordunun) devletin üzerinde olduğu tescil edildi.

Pakistan’da yaşadığınızı ve Pakistan’da “tam demokrasinin” olduğunu düşünün. Ülkede gayrımüslimlerin idareci olma haklarının olmadığını hatırlıyorum. Bunu bir referanduma götürdüğünüzü düşünün. Referandum, bilindiği üzere, demokrasinin en saf halidir – oy verme hakkına sahip herkesin sonuca direkt etki edebildiği bir şeydir. Her ne kadar Türkiye’de ne soruya ne mühüre gerek duyulsa da referandumlarda her zaman bir soru olur ve sorunuzun da şu olduğunu düşünün: Gayrımüslimlere yöneticilik yapabilme hakkı verilmeli mi?

Mollaları el ve baş üstünde tutan bugünün Pakistan’ında bu sorunun cevabı mutlak bir hayır olacaktır. Yani tamamen demokratik bir şekilde gayrımüslimleri, tıpkı bugünün demokratik olmayan yöntemleriyle olduğu gibi, yöneticilik pozisyonundan uzak tutabilirsiniz.

Yani demokrasinin kendisi, esasında, çok da önemli bir şey değildir. Hatta, pek çok kişinin savunduğu üzere, zararlı dahi olabilir. Okumaya Devam Edin

Site Footer