Hedef Türkiye!

Size iki hikayemi anlatacağım.

Budapeşte’den ayrılmadan iki hafta önce İngiltere vizesine başvurdum. Her zaman en fazla 10 günde verdikleri vizeyi vermedi İngilizler. Kafayı yedim. Pasaportum yok, Budapeşte’den ayrılma ihtimalim yok. Ama yasal olarak kalışımı uzatma ihtimalim de yok zira pasaportum yok!

Kalktım göçmen bürosuna gittim durumu anlattım. Adam dedi ki bekle. Dedim bekleyeyim de kaçağa düşüyorum? Bir şey olmaz dedi. Ben gene de o gün göçmenlik bürosunda gördüğüm bütün kameraların önünden geçtim. Okula gittim, durumu anlattım. Yurtta da anlattım durumu. Vize başvurumun durumunu gösteren kağıtları da bastırdım.

Rıza Denen Pezevenk Öterken

Önce hatırlamayanlar için başlığın alındığı sahneyi koyayım ki neden bismillah demeden söver gibi olduğum belli olsun. Ayrıca Rıza’ya da teşekkür etmek gerekli – gitti Amerika’da öttü de pezevenk deyince korkmuyoruz. Yoksa hala “hayırsever bir iş adamıyken” adam dövdürttüğünü de hatırlıyoruz – bunu “bağımsız” gazetelerin yalnızca iddia olarak sunuşunu da.

Şimdi hepimiz Amerika’da bugün harbiden başlayan davanın sonucunun nereye uzanacağını, ne olacağını azdan çoktan biliyoruz. Jüri sisteminin en (tek?) güzel yanı olan davaların hızlı bitmesi sayesinde yakında “siz hem ambargo deldiniz, hem kara para akladınız, hem bizi zarara uğrattınız… Bittiniz oğlum siz” denileceğiz ve Sam Amca kesecek cezaları. Sonra başka bir davaya geçeceğiz ve Erdoğan’ın da (potansiyel) sanık olacağı ve Türkiye’yi, bir kişinin peşinde koşan milyonlar yüzünden, tarihin çöplüğüne götürecek yolun taşlarının döşendiğini en gerizekalı kişinin dahi görebileceği bir süreçte olacağız.

AKP’li Saçmalamaları VI: Kılıçdaroğlu’nun Belgeleri Sonrası Mahir Ünal

Daha önceden okuduysanız beni bilirsiniz, sempatizanından yöneticisine cümle AKP’lilere gıcığım. Ama Mahir Ünal, Mehmet Metiner’i de zorlayacak kadar tiksinti yaratıyor bende. Artık tipine mi gıcığım bu kadar, söylediklerine mi bilmiyorum.

Bu notla beraber başlayalım. Klasik olarak kalın kısımlar Ünal’ın sözleri, diğerleri benim yorumlarım. Kaynağım da burada.

Ah Ulan Rıza…

Önce geçmişte neler demişim bir bakalım. Dolaylı olarak alakalı olanları koymadığımı belirtmeliyim:

30 Mart 2016. Yolsuzluk skandalı sonrasında Erdoğan’ın teröre ve terörizme yaklaşımı değişti. Artık muhalif olan herkes terörist.

31 Mart 2016. Preet Bharara, davanın eski savcısı, Türkiye’de milyonların ümidi zira her şeyin üstünü kapatan bir hükümetimiz var ve yaptıklarının cezasını vermeye gücümüz yok.

31 Mart 2016. Preet Bharara umut olduğu kadar da korkumuz zira, nihayetinde, Erdoğan yüzünden olan Türkiye’ye olacak ve biz de işlemediğimiz suçun cezasını çekeceğiz.

19 Eylül 2016. Erdoğan’ın ülkeyi nereye sürüklediğini sorguladım bir kere daha.

Fethullah vs Tayyip: Ya Birinden Yanasın Ya Diğerinden

Bu ara çok moda oldu. Ya Tayyipçisin, ya Fethullahçı. Başka yolun yok. Öyle ki bana bile üç kere “sen Fethullahçı mısın” dendi Erdoğan karşıtlığım nedeniyle. Önce bu soruya verdiğim klasik cevabı buraya da koyayım:

Bana bunu demek için gerizekalı olmaktan başka gerek ve yeter şart yok.

Yazdığım her şey ortada. Site burada. Geçmişimi de önceden gizli yazarken artık açık yazıyorum. Bartın’da memurluk yaptım, sırasıyla ODTÜ, İÜ, İTÜ ve CEU’da okudum. Bölümleri hakkımda sayfasında görebilirsiniz. Demeye çalıştığım, her şeyi açık olan birine Fethullahçı demek için harbiden gerizekalı olmaktan başka bir şeye gerek var mı?

Erdogan Links Alleged in U.S. Documents Before Iran Trial

A trader accused of helping Iran evade sanctions invoked the name of Turkey’s president, Recep Tayyip Erdogan, as part of a scheme that U.S. prosecutors say was supported by Turkey’s government, according to court documents.

U.S. prosecutors in New York have gathered taped conversations and other records that suggest the trader may have sought support from Erdogan. The Turkish president hasn’t been accused of wrongdoing, and it’s possible that the trader falsely invoked Erdogan’s name to influence others. The people charged in the case are captured in the recorded conversations, which were introduced Monday in a filing in federal court in Manhattan.

Preet Bharara: The Fear of Millions

Here I wrote that Bharara is a hope for millions of Turks today, simply because our own government have committed unlawful acts and labelled us as terrorists in return. The lack of shame, honor and ethics is usual for us in Turkey, but we never witnessed such amounts of these so we are enraged against our government. This time I want to write about the other side of the case, which worries, for now, some of us, but will, soon, all of us including the favored citizens.

According to Socrates, the worst government is preferable to no government and the worst laws are preferable to anarchy. This was, at least according to Crito and the Apology, the reason that even though he considered the verdict wrong, he did not hesitate to obey the law. Hobbes, following Socrates, argued that even if the sword of the sovereign is unlawful, as long as security is provided, we should obey it.

Preet Bharara: The Hope of Millions

Just couple of days ago, the name Bharara was not known in Turkey. He had some 8K followers on Twitter and would not imagine it multiplied with two-score, even more. Today, he is the hope of many millions in Turkey. A comment about him at one of Turkey’s most visited websites, for example, says that “I swear that I want to hug him and tell him a lot of things while crying. We are so depressed, don’t upset us”. It went to the level that his 34th tweet is a response to a Turkish citizen, who asked if he wanted anything from Turkey, saying “I love shish kebab but I do not think I can accept gifts just for doing my job”.

What is this sudden display of love through him?

The answer is found in the recent history, namely 17-25 December 2013 corruption scandal in Turkey. Celal Kara, a public prosecutor, started an operation in which all the suspects were members of the government, especially Erdogan, their family members, including Erdogan’s both sons, and high officials as well as businessmen, including Reza Zarrab. Also we learned about the name Babak Zanjani, who is to be hanged because of the same accusations, in Iran. The accusations were bribery, corruption, fraud, money laundering and gold smuggling.

Site Footer