Eşit Haysiyetin Temellenmesi: Rasyonalite ve Otonomi

Seri dahilinde sürekli olarak eşit haysiyet ilkesine işaret ederek cumhuriyet fikrinin neden önemli olduğunu, cumhuriyet olmadığı sürece demokrasinin önemsiz olduğunu, birincil sorunumuzun eşit haysiyet ilkesini hayata geçirmek olduğunu tekrar tekrar belirtmeye çalıştım. Özellikle Avrupa ve Amerika literatürlerini okuyanların ısrarla anlayamadığı demokrasi ve cumhuriyet farkını ve eşit haysiyetin önemini bu yazıyla açıklamaya çalışacağım. Eğer serinin diğer yazılarından haberdar değilseniz dilerseniz bu yazıdan önce, dilerseniz sonra eşit haysiyet terimini ister sağ üst, ister sol üst taraftaki arama bölümünden site içinde arayıp ilgili yazılara bakabilirsiniz. Okumaya Devam Edin

İç Savaş

Savaşlar içerisinde en acı vericisi olan iç savaş, artık uzunca diyebileceğimiz bir süredir Türkiye’de, bazen yüksek bazen kısık sesle dillendiriliyor. Bu ihtimali yüksek sesle dillendirenlerden biri olarak iç savaşla ilgili birkaç bilgiyi bu seride paylaşmaya karar verdim. Önceden belirtmeliyim ki Ruanda veya Bosna gibi devlet otoritesinin zayıfladığı veya hiç olmadığı ülkelerdeki iç savaşları değil, Schmitt’in de üzerinde durduğu, yerleşik otoritenin bütün haşmetiyle var olduğu ülkelerdeki iç savaşın nedenlerine bakacağım. Seri Türkler için yazılmış durumda ve Türkiye’de devlet otoritesi hala bulunmakta. Okumaya Devam Edin

Türbanlı Bacılarımızı Üniversitede Okutmadılar

Ben İstanbul Üniversitesi’ndeyken beraber okuduğumuz bir türbanlı bacı vardı. İsmi önemli değil, kısaca orospu diyelim. Sebebini aşağıda göreceksiniz.

Bu orospu AKP’ci tayfadandı. Yok eskiden üniversitelere sokmuyorlardı, yok şimdi her şey ne kadar güzel ve tatlı, ne iyi ve güzel. 20 yaşında olmayan bebe – ki daha Marx’ın (ilk/küçük/Karl olan) adını bilmiyordu – oturup neler neler anlatıyordu öyle.

Bir gün dellendim. Dedim hacı, İslam kadına çalışın demez, izin de vermez ki esasında? Sen üniversiteye geldin, güzel. E sen orospu mu olacan başımıza?

Tabi takıştık, daha da konuşmadık sonra. Gezi zamanı siktirin dediğini hatırlıyorum bize. Sövdüydüm geçtiydim. Okumaya Devam Edin

AKP’li Saçmalamaları II: Fahri Kasırga’nın Cumhurbaşkanlığı Bütçesiyle İlgili Açıklamaları Üstüne Yorumlar

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga bugün çok güzel şeyler yumurtlamış. Buradan kendiniz de bakabilirsiniz. Neler dediğine girmeden önce Kasırga hakkında iki kelam etmek istiyorum. Dilerseniz aşağıdaki iki paragrafı direkt atlayabilirsiniz zira ana konuyla alakası yok.

Vikipedi’ye göre Kasırga bir dönem cumhuriyet başsavcılığı yapmış. Daha önce bir yerde yazmıştım, bana sorsanız bu ülkedeki en büyük adamlar başsavcılardır. Bu adamlar yürüyen adalettir, en azından olması gerekir. “Hangi işi yapsam başımı yastığa rahat koyduğumda en büyük hazzı duyarım?” diye düşündüğümde aklıma gelen tek iştir. İşini hakkıyla yapıyorsan sen adalet demeksin, daha ne olsun? Hakim suçluyu salabilir. Salsın. Ama hakim suçluyu o mahkemeye getiremez. Daha ne olsun? Okumaya Devam Edin

İslamcı Ahlaksızlığı ve Adile Naşit

Benim sevdicek, üstünüze afiyet, biraz değişiktir. “Hiç tanımadığın birini nasıl sevebilirsin?” diye sorar ne zaman Kazım’dan (Koyuncu), Atatürk’ten, Pir Sultan’dan filan bahsetsem. Anlatmaya çalışırım ama anlamaz. Gavurluğundandır belki. Ya da bizim Türk olmamızdandır tanımazken bayağı sevmemiz. Nihayetinde sevgi de bir algı ve yorumlama biçimi, ve kültürden etkileniyor. Değil mi?

Çok sevdiğimi söylediğim insanlardan birisi de Adile Abla/Teyze/Nine. Sanırım (birazdan anacağım beyinsiz ve ahlaksız küçük gruptan ayrı), en azından bizim nesilde (86 doğumluyum ben) sevmiyorum diyeni yoktur da. Ekşi başta olmak üzere okuduğum her forumda benimle aynı hissi taşıyordu insanlar: Alıp bağrına basmak, yanaklarını sıkmak, elini öpmek, teşekkür etmek…

Seneler evveldi, Adile Naşit’in Tosun Paşa’daki hamam sahnesinin sansürlenmesi diye bir şey görmüştüm. Yok artık dedim, açtım baktım ki doğru.

Lan bir insan Adile Naşit’in neyinden etkilenebilir? Adile Naşit bu. Sokakta 10 kişi çevirsek 11’i “keşke benim anneannem/babaannem olsaydı” der O’nun için. Gözü parıldar adını duyduğunda. Birisi nasıl kadın görebilir Adile Naşit’e baktığında? Anlamadım, anlayamam. Nasıl tahrik olabilir? Hiç anlayamam. Zorluyorum kendimi, yine de anlayamıyorum. Gözünüzü seveyim siz söyleyin, bende mi var bir gariplik? Okumaya Devam Edin

Bir Resim ve Düşündürdükleri

Az önce, sırf meraktan, “Kariyer.net’te ne işler var ki acep” diye sordum ve siteyi, üç-dört sene sonra ilk defa, açtım. Detaylı aramaya girdim, sol yanda kategorileri gördüm. Dedim önce pozisyon seçeyim, ona göre diğerlerini seçerim. Pozisyon kısmının üstüne geldiğimde aşağıdaki görüntü çıktı karşıma: Okumaya Devam Edin