Türk Olmak Üzerine Birkaç Kelam

Nisan bilmem kaç, 2016. Sabahında İstanbul’a inmişim, eve gitmişim. Kardeşim sabahın yedisinde uyanık – ki hiç böyle huyları yoktur. Uyur o saatte. “Karnım çok kötü” dedi. Dedim manyak mısın, hastaneye neden gitmedin? “Para” dedi. Dedim sövdürme paraya, hangi para benim kardeşimden değerli?

Bir Suriyeli’nin iki Arapça konuşup kimlik dahi göstermeden girip çıkabildiği hastaneye; doğduğu, büyüdüğü, vergi ödediği, zorla askerlik yaptığı, zorla içinde tutulduğu ülkenin hastanesine benim kardeşim, kimilerine göre dünya liderinin, bana göreyse Türkiye’yi tüketmeye yemin etmiş birinin çıkardığı yasalar ve yönetmelikler sayesinde giremedi o gün.

Ve ben o gün olanca açıklığıyla şunu fark ettim: Türk olmak çok zor bir şey. Benim bugünkü Türkiye’yle ve ülkenin yarısıyla bağımın tamamiyle koptuğu gün o gündür. Vatanımda vatansız kılındığımı en açık şekliyle fark ettiğim gündür. Okumaya Devam Edin