Yaptırım, Egemenlik, Yasa ve Anlaşmalar

Aynı hafta içerisinde bölgemizi karıştıracağı ve oluk oluk kan akıtacağı neredeyse garanti olan üç şey yaşandı. Önce Trump, seçim vaadi olarak sunduğu şeyi gerçekleştirip İran ile yapılan anlaşmadan çekildi ve daha fazla yaptırım uygulanacağını söyledi. Sonra aynı gün içerisinde İsrail’deki ABD elçiliği Kudüs’e taşıdı. Buna tepki olarak sokaklara, daha doğrusu sözde “sınıra” yığılan Filistinliler üzerine açılan ateşle en az 58 kişi öldü, yaralı sayısı 770 ile 12.000 arasında değişiyor.

Erdoğan yönetimindeki Türkiye boş atıp dolu tutma sevdalısı bir kimliğe bürünmüş durumda. Peki, neden böyle diyorum? Bu yazıda teorik temelden başlayarak bu soruyu cevaplayalım. Okumaya Devam Edin

Devlet Geleneği Üzerine

Türkiye’de sürekli kullanılan argümanların birisi de Türkiye’de bir devlet geleneği olduğudur. Peki devlet geleneği ne demektir ve Türkiye’de gerçekten var mıdır? İlk sorunun cevabını önce gelenek, sonra teamül kelimelerine bakarak vermeye çalışalım, bu temelle ikinci soruyu da cevaplandıralım. Okumaya Devam Edin

Meclis Araştırma Komisyonu Ne İşe Yarar?

Mütemadiyen bir konuda meclis araştırma komisyonu kurulduğu, kurulma önerisi verilip AKP oylarıyla reddedildiği, komisyon başkanı üyelerinin yorum yaptığı, veya komisyonun raporunu meclis başkanlığına sunduğu haberlerini okuruz. Peki, bu komisyon ne işe yarar?

Bu yazıda bu sorunun cevabını bildiğim kadarıyla vermeye çalışacağım. Okumaya Devam Edin

Egemenlik Kavramı ve Cumhuriyet

Stanford Felsefe Ansiklopedisi’nin egemenlik maddesinin yazarı Philpott, yazısına “zaman içerisinde anlamı değişiklik gösterse de ‘bir toprak üzerindeki en üstün otorite’ olan bir temel anlamı vardır” diye başlar1. 16. asırda Jean Bodin egemenliğin, Philpott’un da alıntıladığı, ilk tanımını yapıyor2. 17. asırda kralı anarken kendisinden egemen olarak bahseden Hobbes kralın mutlak üstünlüğünü savunurken 19. asrın başında Donoso Cortes, egemeni kimseden emir almayan nihai otorite olarak tanımlıyor3. 20. asrın başındaysa Carl Schmitt “sovereign is he who decides on the exception” (egemen, hariç olanı belirleyendir) gibi muhteşem bir tanım yapıyor4.

Yani, Philpott’un da dediği gibi, egemenin “bir toprak üzerindeki en üstün otorite” manası sabit ve tanımlar bu temelin etrafında yapılıyor. Okumaya Devam Edin

Tayyip Erdoğan, Türkçe Özürlülüğü ve Cehalet

Biraz evvel İsmet Yılmaz’ın Türkçe özürlülüğünü düşünürken fark ettiğim bir şeyden bahsetmek istiyorum. Kısaca Türkçe bilmeyen orta yaşlı ve yaşlı kesimin en cahil ve aymaz kesimden olması diye genelleştirebileceğim bir şey1.

Bakınız Türkçe çok zavallı bir dil. Sözde Türkçüler de dahil (ve hatta baskın) olmak üzere Türkçeyi doğru düzgün kullanan, hadi kullanmayı da geçtim kullanmaya çalışan, küçük bir kısım var. Ve, gariptir ki, bunların ekserisi “halk” tarafından hain, düşman, şerefsiz ve dahi türevleri yaftaları yiyen kesim. Okumaya Devam Edin

Site Footer