Yaptırım, Egemenlik, Yasa ve Anlaşmalar

Aynı hafta içerisinde bölgemizi karıştıracağı ve oluk oluk kan akıtacağı neredeyse garanti olan üç şey yaşandı. Önce Trump, seçim vaadi olarak sunduğu şeyi gerçekleştirip İran ile yapılan anlaşmadan çekildi ve daha fazla yaptırım uygulanacağını söyledi. Sonra aynı gün içerisinde İsrail’deki ABD elçiliği Kudüs’e taşıdı. Buna tepki olarak sokaklara, daha doğrusu sözde “sınıra” yığılan Filistinliler üzerine açılan ateşle en az 58 kişi öldü, yaralı sayısı 770 ile 12.000 arasında değişiyor.

Erdoğan yönetimindeki Türkiye boş atıp dolu tutma sevdalısı bir kimliğe bürünmüş durumda. Peki, neden böyle diyorum? Bu yazıda teorik temelden başlayarak bu soruyu cevaplayalım. Okumaya Devam Edin

Zeytin Dalı Harekatı Üzerine Düşünceler

Gündemimiz Suriye. (Belki benim ayıbım olmak üzere) yeni keşfettiğim ve şimdilik yalnızca iki programını dinlediğim Erol Mütercimler’in, ki söylediğimiz sözlerin neredeyse tamamı aynı ve bu ekranlarda benim söylediklerimi söyleyen birini bulmanın sevincini yaşattırsa da bana, söylediğimiz sözlerin ağırlığı ve karamsarlığı nedeniyle pek tatlı bir şey değil, konuşmalarını dinliyorum. Bir yerde “Türkiye Suriye’den 20-30 sene çıkamaz” dedi. Doğru. Aynen katılıyorum ve katılmaktan nefret ediyorum. Bunun sebeplerine ve sonuçlarına bakalım biraz – ve Mütercimler’in söylemediği bir noktayı da ekleyelim. Okumaya Devam Edin

BM’deki Kudüs Oylaması Üstüne

Ankara’dan abimiz gelmişçesine evde bir bayram havası var bu oylamanın sonucuyla ilgili. Erdoğan nasıl da lidermiş, Amerika’nın sonu gelecekmiş, Siyonizm çökecekmiş, Batı karşısında Doğu kazanmış.

Hele en güzel yorum: Kudüs Filistin toprağı olarak kabul edilmiş. Oha lan. Oha. Bizim milletin cehaletinden ne kadar nefret ettiğimi anlatacak kelimem yok…

BM’de ne oylandı? Türkiye’de bir fikri/yorumu olan kaç kişinin bu sorunun cevabını bildiğini gerçekten merak ediyorum. Sizin de bilmediğinizi addederek BM’nin kendi sitesinden ilgili haberin girişini paylaşıyorum1: Okumaya Devam Edin

Hollanda Diplomatik Krizini Takiben Türkiye’nin BM’ye Başvurusunun İncelemesi

Haber burada.

Bizimkiler demişler ki bizim bakanı Hollanda ülkesine sokmadı, bu Viyana Konvansiyonu’na aykırı. Hangi maddelere aykırı olduğunu da eklemişler.

Öyle zavallı insanlar bu ülkenin dışişlerinde çalışıyor ki ne İngilizce biliyorlar, ne okuduklarını anlayabiliyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçekten bittiğinin bir başka kanıtı oldu bu haber benim için.

Aşağıya ilgili maddelerin (duruma uygun olarak ve gerekli olduğu kadar) çevirilerini koyuyorum (metnin anlamını değiştirdiğimi iddia edecek babayiğitlerin, nelerin hatalı olduğunu söylemelerini istiyorum). Belki “üst düzey” birileri okur da cehaletlerinden utanırlar (İngilizce metni de buradan bulabilirsiniz), saçma sapan başvurularını da geri çeker ve bizi daha fazla rezil etmezler (tabi bir başvuru yaptılarsa): Okumaya Devam Edin

Site Footer