TÜİK’le İstatistik I: Gelir ve Gelirden Memnuniyet, Şükür ve Sadaka Ekonomisi

TÜİK’in, her istatistikle uğraşan kurum gibi, tonlarla manipülasyon yaptığını biliyoruz, söylüyoruz, ama kolayca anlatamıyoruz. Ben de iki amacı olan bir seriye başlamak istedim. İlk amaç, tahmin edeceğiniz üzere, sayılarla oynayarak nasıl gerçeklerin çarpıtıldığını gösterebileceğim(iz) bir kaynağa sahip olmak. İkincisi de Türkiye’nin durumunu görmek.

İlk yazıda insanların yaşam standartlarına bakmak istedim. En fakir grup gelirinden ne kadar memnun ve bu gelir ihtiyaçlarını ne kadar karşılıyor? TÜİK sağ olsun, benim yerime ilgili veriyi toplayıp sunmuş1. Hemen ilk veriye, gelirin ihtiyacı ne kadar karşıladığına bakalım. Kıyas olarak da 2003 ile 2016 yıllarını alalım (maviler 2003, turuncular 2016 verileri):

Geçen 13 sene içerisinde muazzam bir gelişim var gibi görülüyor. Önceleri çok kolay diyenler yokken %0.7 kadarlık bir kesim ihtiyaçlarını çok kolayca karşılıyor, %51.9’luk ihtiyaçlarını çok zor karşılayan kesimse %17.7’ye düşüyor. Muhteşem bir başarı. Muhteşem!

Öyle mi gerçekten? Buna cevap vermeden önce bir de aynı gelir grubunun gelirinden memnuniyetine bakalım:

Yine muazzam bir başarıyla karşı karşıyayız. İlgili sınıflandırmada gelirinden hiç memnun olmayanlar yarı yarıya azalmış, memnun olanlarsa iki kattan fazla artmış. Memnun olmayanlardaki artışı onların cehape seçmeni olmasına verelim. Yine muhteşem bir başarı var ortada.

Ama iki tablo arasında bir çelişki yok mu? Gelirinden memnun ve çok memnun olan %30 varken ihtiyaçlarını kolay ve çok kolay karşılayan sadece %8.8’lik bir kısım var. Yani resmen “para yok ama ihtiyaçlarımız karşılanıyor” denmekte. Bu nasıl olur? İki ihtimal var. Ya kişiler gelirlerini yalan beyan etmişlerdir, ya da gelirlerinden o kadar da memnun değillerdir.

Peki, üçüncü bir ihtimal var mı? Onu söyleyeyim. 2003 ve 2016 yılında gelir grupları şu şekilde oluşturulmuş:

Yani yukarıdaki veriler, 2003 yılı için 0-250 lira geliri olanları, 2016 yılı içinse 0-1361 lira geliri olanları içeriyor. En zengin fakirle en zengin 2. zenginin oranı 2003 yılında 1:6 iken 2016 yılında 1:2.94. Başka bir deyişle 2003 yılında daha büyük bir gelir dağılımı adaletsizliği varken 2016 yılında adaletsizlik azalmış gibi görünüyor. Peki, gerçekten öyle mi oldu?

Hemen “hanehalkı kullanılabilir gelire göre gini katsayısı ve P80 /P20 oranı” isimli tabloya bakıyoruz. 2003 yılı için olmadığından 2006 ve 2016 yıllarındaki Gini katsayısına2 bakıyoruz. Gini azalmış. Bu güzel bir şey. P80/P20 oranına3 bakıyoruz. Bu da düşmüş. Bu da güzel. Peki, TÜİK’in iddia ettiği kadar büyük bir değişim var mı? Yok. Yani ortadaki değişimde gelir dağılımının adilleşmesinin etkisi kısıtlı. Bu da beni ilk iki ihtimali değerlendirmeye itiyor.

Memurken de görmüştüm, hepimiz de biliyoruz – Türkiye’de gelirini eksik göstermek toplumsal bir hastalığımız. Yani gelirden memnuniyetin az olması normal. Peki ya ihtiyaçların karşılanması?

Geldik mi yine sükür ekonomisine? Aç gezip tok salınmaya? “Buna da şükür” denmesine?

Bunu destekleyecek bir başka veri daha var elimizde: TÜİK’in yaşam memnuniyeti araştırması4. 2016 yılında eğitim seviyesi azaldıkça mutluluk artarken 2006 yılında aksine eğitim düzeyi yüksek olanlar daha mutlu. Eğitim seviyesiyle yoksulluk arasında ters orantı olduğunu, fakirlerin daha az gelire sahip olduğunu ve bu kişilerin daha mutlu olduklarını bir arada değerlendirince şükürden başka bir izah elimizde bulunmuyor.

Kısacası ne kadar allanıp pullanmışsa ve ne kadar yönlendirici kılınmaya çalışılmışsa da istatistiki veriler ortadaki gerçeği gizlemeye yetmiyor.

Yazıyı özetleyeyim:

  1. Gelirimiz ihtiyaçlarımızı karşılamıyor ama gelirimizden memnunuz.
  2. En fakir olanların kahir ekseriyeti eğitim seviyesi düşük olanlar ve bu kişiler daha fazla okumuşlardan daha mutlular.
  3. TÜİK “halkımız çok mutlu” diye ortada gezinse de ihtiyaçlarını zor karşılayan insanların mutlu olduğunu iddia ediyor, yani saçmalıyor.
  4. İnsanların “mutlu” olmasının da sebebi bugüne de şükür denmesi ve kendilerine sunulan sosyal yardımlar denilebilir. Burada not düşmek gerekir ki bunun, eldeki veriyle, bir ilgisi yoktur, yalnızca çıkarımdır. Daha doğru bir çıkarımınız varsa bilmeyi isterim.

TÜİK’le İstatistik I.V: Hangi Veriler? TÜİK İstatistiklerinin Kısıtlılığı ve Saçmalığı Üzerine Bir Not

Footnotes

  1. TÜİK’in web sitesine girip “Hanehalki Gelir Grubuna Göre Bireylerin Hanehalkı Gelirinden Memnuniyeti” ve “Hanehalkı Gelir Grubuna Göre Gelirin Hanehalkı İhtiyaçlarını Karşılama Durumu” adlı Excel dosyalarını indirip aşağıdaki tabloların doğruluğunu kendiniz teyit edebilirsiniz
  2. Ülkedeki gelir dağılımı adaletsizliğini ölçerken fikir veren, 0’a yaklaştıkça gelir dağılımının adilleştiği, 1’e yaklaştıkça gelir dağılımının adaletsizleştiği bir istatistik terimi/uygulaması.
  3. En zengin ve en fakir %20’nin gelirlerinin birbirine oranı.
  4. İlgili çalışmalara buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.

Leave a Reply

Site Footer