TÜİK’le İstatistik I.V: Hangi Veriler? TÜİK İstatistiklerinin Kısıtlılığı ve Saçmalığı Üzerine Bir Not

Tüm gece, başka hiçbir işim yokmuş gibi, oturdum TÜİK’in istatistiklerine baktım. Neleri incelemişler, neleri hangi tarihlerde incelemişler, ne bulmuşlar, neyi incelemeyi ne zaman kesmişler diye baktım. Gördüğüm özetle üç şey oldu:

  1. Sayılar güzel gözüksün diye çeşit çeşit oynama yapılmış. Buna rağmen iyiye gitmeyen çok şey var.
  2. İnsani gelişimle alakalı hiçbir veri yok, ekonomiyle alakalı olanlarda da saçma sapan ölçümler dolu.
  3. Ülkenin geleceğiyle alakalı hiçbir şey yok. Çevre ve enerji başlığında sürdürülebilir kalkınma göstergeleri var misal, 2012 yılından sonrası yok. Daha da garibi (veya acısı), bu başlıkta geri dönüşümle alaklı hiçbir şey yok.

Birkaç örnek vereyim, ne demeye çalıştığım daha kolay anlaşılsın1. Temel alanlara göre kültür ve eğlence faaliyetlerine bir ayda ayrılan ortalama süre diye bir başlık var, yalnızca 2006 yılında yapılmış. Sonrası yok. İnsani gelişimi ölçmek için kişilerin, (hadi iyi niyetimizden kalitesini es geçelim) kültüre ve eğlenceye ne kadar vakit harcadıkları ölçülmesi gereken şeylerin biri. Bu ölçüm neden yok?

Sayılarla nasıl oynandığına dair bir örnek. Eğitim istatistikleri tablosuna bakın. 2011-2012 eğitim-öğretim yılından 2012-2013 eğitim-öğretim yılına geçince, bir anda, 7.315 ortaokul çıkıyor karşımıza. Önceki yıldaki sayının 9.672 olduğunu düşününce neredeyse %100’lük bir artış var. 2012, başka istatistiklerde de, büyük değişimlerin yapıldığı bir yıl.

Acaba Yunanistan’ı krize sürükleyen hesaplarda sahtecilik olayını biz 2012’de mi yapmaya başladık? Bir gün Tayyiban gidip gerçek sayıları görünce bunun cevabını bulabileceğiz ama ben, gece boyu baktığım tablolar sonucunda, uzunca bir süredir resmi rakamların külliyen yalan olduğuna inandım.

Kültürle alakalı bir başka tablo, seyahat amacına ve çeyreklere göre seyahat ve geceleme sayısı. 2009’da tutulmaya başlayan bu kaydın başka bir ile yapılan seyahatleri kapsadığını zannediyorum. Buna göre ülkedeki toplam il dışı seyahatlerin üçte ikisi akraba ziyareti. Fakat daha enteresan bir veri var: 2009 yılına kıyasla 2016 yılında tatil amacıyla daha fazla seyahat edilmiş ama ortalama geceleme sayısı düşmüş. Yakın zamanda, eskiye nazaran, daha uzun saatler çalıştığımızı ve daha da fakirleştiğimizi düşününce tatile kimin çıktığını sorguladım şahsen. Buradaki katakulli nedir, gerçekten merak ediyorum.

Suç Türü ve Yaş Grubuna Göre Ceza İnfaz Kurumuna Giren Hükümlüler. 2011 yılında 80.000 olan hükümlü sayısı, 2015’te 169.000’e çıkmış – bunun da 30.000’i adam yaralama ve öldürme, 40.000’i hırsızlık ve gasp, 12.000’i uyuşturucu. 2011’de icra iflastan içeri giren 23.000 kişiyken 2015’te 13.000’e düşmüş. Enteresan rakamlar.

Bertaraf Yöntemlerine Göre Belediye Atık Miktarı. 2014 yılında kesilmiş. Sanırım “millet tozdan elektrik üretmeye çalışıyor, biz hala yakıyoruz, dereye döküyoruz” deyip utandılar. Başka bir açıklama bulamadım.

Genç nüfusun eğitimde ve istihdamda olma durumu, aylık bir şekilde güncellenen bir tablo – ve benim içimi en çok acıtan tablo. 2017 Temmuz ayı itibariyle 20-24 yaş arası gençlerin %33.7’si ne okuyor, ne çalışıyor. 25-29 yaş aralığındaysa bu oran %34.5. Çocuklarını işsizliğe, geleceksizliğe, umutsuzluğa; dolayısıyla psikolojik sorunlara, uyuşturucuya, alkole iten bir hükümet var elimizde.

Bu çocuklar Türkiye’nin geleceği. Ve bu çocukların geleceği olmadığı için ülkenin de geleceği yok.

Buna sebep olanların vatana ihanetten yargılanması gerekir deyince hala ben vatan haini oluyorum ya, diyecek sözüm yok.

15-24 Yaş Grubundaki Nüfusun İşgücü Durumu diye bir başlık var. Bunu, dilerseniz, siz de genç nüfusun eğitimde ve istihdamda olma durumu başlıklı tabloyla bir karşılaştırın ve utanmazlığın seviyesini (ayrıca benim, tabloların hepten yalan olduğuna kani olmamın sebebini) görün.

Son olarak zaman kullanım istatistiklerine bir bakın ve metodolojik hataları görün. Hiç değilse istihdamın sözde tanımlı tanımsızlığına bir bakın, ülkenizin en önemli kurumlarından birinde metodolojiden anlamayan adamların “liyakat” sahibi olduğunu, yani mevkilerine layık olduğunu görüp utanın. Ek olarak da Faaliyet türüne, cinsiyete ve çalışma durumuna göre kişi başına ortalama faaliyet süresi başlığına bir girin, uykuya ayrılan sürenin arttığını görün. Şimdi adını hatırlamadığım bir başka başlıkta uykunun, eğitim süresi azaldıkça ve işsizlik arttıkça arttığını ben ekleyeyim, tüm eğitim ve işgücü verilerini bir sorgulayın.

Hasılı TÜİK’le istatistik diye seri yapayım dedim ama TÜİK, sağ olsun, bana çok da veri veresi değil. Eh, ben de elimde olan kadarıyla idare edip 2-3 yazı daha yazar, TÜİK kısmını bitiririm artık. Sonra PEW, Legatum Institute, Amnesty International gibi dış güçlerin maşası, ülkemiz üzerine oyunlar oynayan Sorosçu şerefsiz bölücü dış mihrakların verileriyle devam ederim.

Footnotes

  1. Tabloları bilgisayarıma indirdiğimden tek tek link vermiyorum ama başlığı TÜİK’in koyduğu şekliyle belirtiyorum ki açıp dilediğiniz gibi doğrulayabilin.

2 comments On TÜİK’le İstatistik I.V: Hangi Veriler? TÜİK İstatistiklerinin Kısıtlılığı ve Saçmalığı Üzerine Bir Not

Leave a Reply

Site Footer