Türk Olmak Üzerine Birkaç Kelam

Nisan bilmem kaç, 2016. Sabahında İstanbul’a inmişim, eve gitmişim. Kardeşim sabahın yedisinde uyanık – ki hiç böyle huyları yoktur. Uyur o saatte. “Karnım çok kötü” dedi. Dedim manyak mısın, hastaneye neden gitmedin? “Para” dedi. Dedim sövdürme paraya, hangi para benim kardeşimden değerli?

Bir Suriyeli’nin iki Arapça konuşup kimlik dahi göstermeden girip çıkabildiği hastaneye; doğduğu, büyüdüğü, vergi ödediği, zorla askerlik yaptığı, zorla içinde tutulduğu ülkenin hastanesine benim kardeşim, kimilerine göre dünya liderinin, bana göreyse Türkiye’yi tüketmeye yemin etmiş birinin çıkardığı yasalar ve yönetmelikler sayesinde giremedi o gün.

Ve ben o gün olanca açıklığıyla şunu fark ettim: Türk olmak çok zor bir şey. Benim bugünkü Türkiye’yle ve ülkenin yarısıyla bağımın tamamiyle koptuğu gün o gündür. Vatanımda vatansız kılındığımı en açık şekliyle fark ettiğim gündür.

Doğrudur efendiler, Kürt olmak zordur. Devir, her ne kadar yeni bir değişim yakın gözükse de, ulus-devletler çağıdır ve doğrudur, bir Kürt devleti yoktur. Kürt, Kürt kimliği ile var olmamaktadır ve Türkiye, Irak, İran, Suriye pasaportlarını beğenmemektedir.

Ama en azından Kürt’ün devleti yoktur ve “başkasının devleti” addettiği devletlere karşı olabilir.

Peki bir Türk, en azından muhalif bir Türk ne yapacak?

Sorduğunuzda bir devleti var. Ama yok. Esasında Türk’ün bir devleti yok. Türk’ün devleti Türk’ü mahvetmeye, bitirmeye, tüketmeye and içmiş. Kendi kendisine İslam ümmetinin lideri demiş, Türk’ü ümmetin içinde bir parça, o da boktan, para etmez bir parça saymış. Türk’ün devletinin başına geçip Türk’ü ezmiş geçmiş.

Bugün, cidden merak ediyorum, sözde milliyetçi olmayan (yani özde milliyetçi olan) kaç kişi mutludur bu hükümetten, bu hükümetin dönüştürdüğü devletten? Kaç milliyetçi, amasız fakatsız, “benim devletim var, o devlet benim ve ben o devletten memnunum” diyebilmektedir?

Ben, olanca az ama yeterli milliyetçiliğimle, diyemiyorken benden kat kat fazla milliyetçiler neler düşünüyordur tahmin dahi edemiyorum.

Türk olmak gerçekten Kürt olmaktan, Katalan olmaktan, bilmem ne olmaktan daha zor. Kürtseniz Türk devletinin sizi baskılaması anlaşılabilir bir şey. Ama Türkken baskılanmak, Türkken öteki olmak, Türkken itilip kakılmak, Türkken aşağılanmak ve bunların tümünün, ve çok daha fazlasının, hükümet sayesinde devlet eliyle yapılması…

Tamam, Türkiye’de hiçbir hükümet Türk’ü ve Türkiye’yi göğe çıkarmak için çalışmadı. Ama 15 sene önce Türkiye’nin en azından potansiyeli vardı. “Türkiye bir şeyler başarabilir eğer biraz vatanperver birileri gelirse” diyebilirdik. Bugün Türkiye’nin potansiyeli de bitmiş durumda – ki beni en çok korkutan şey bu. Hiçbir alanda geleceğe dönük nokta kadar umuda sahip değiliz. Dünümüzde, boşa da olsa, en azından umuda sahip olabiliyorduk. Yetmezmiş gibi Türk it gibi itilip kakılmadı o zamanlar. İtilip kakıldı, doğru. Ama bu kadar değil. En azından benim okuduğumdan, gördüğümden ve dinlediğimden çıkardığım sonuç bu.

Hasılı, Türk olmak zor azizim. Bence Kürt olmaktan da zor. Kürt bari “devletim olsa iyi” diyerek yırtabiliyor. Bizde artık o da yok.

Sonra buna sebep olanlar vatanperver, ben gibiler vatan haini, öyle mi?

Daha önce de demiştim, yine diyorum: Benden vatan haini ve/ya terörist çıkarmak için tek bir gerek ve yeter şart vardır: Terörist ve/ya vatan haini olmak. Bu kadar.

Ve özet: Türk olmak, vatanı varken vatansız olmaktır. En azından vatanperverlere.

2 comments On Türk Olmak Üzerine Birkaç Kelam

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.