Türkiye’nin Yurt Dışındaki İmajını Düzeltememesi Üstüne – Fethullah Örneği

“Fethullahçılar yurt dışında çok etkili, onlara karşı tez sunacak birilerine ihtiyacımız var”. Bayağı bir süredir bu minvalde cümleler durmadan tekrarlanıyor gazetelerde ve televizyonlarda. Peki, hükümet böyle birilerini bulabilir mi? Geçmiş deneyimden bağımsız kılsak dahi bu sorunun cevabı hayır.

Neden?

Aslında pek çok şey yazılabilirse de ben üç şeyden bahsetmek istiyorum.

1- Okumuşların Şerrinden Koru Allah’ım

Bu duayı hatırlıyor musunuz? Hani bilmem kim öl(dürül)müştü de imam bunu yana yakıla söylemiş, içinde Erdoğan’ın da olduğu cemaat de yürekten bir amin çekmişti. Okumuş adama bakışı bu olan bir güruhun Fethullahçılara karşı tez sunacak birilerini bulması mümkün mü?

Bir ara profesörün biri “okumuşlar darlıyor beni” demişti hani. “Ben cahil halkın sağduyusuna güveniyorum” gibi bir şey demişti. Nasıl da AKP’lilik akıyordu suratından. İşte, okumuşu bu olan bu güruh mu Fethullahçılara karşı tez üretecek, hükümetin sesi olacak?

Daha aklı çalışan bir kişiyi dahi etkileyememiş bu güruh, bir de bizden daha fazla kritik düşünme yetisine sahip bireylere seslenecek, öyle mi?

2- 3713/2: Terörist Olmayan Teröristler

Düşünce suçu bu topraklardan silinmedi. Düşünce suçunu adıyla kaldırdık, 3713/2 ile geri getirdik.

Nedir 3713/2? “Terörist olmamakla beraber teröristlere yardım ederek terörist olma”yı düzenleyen, anti-terör yasasının ikinci maddesi. İlgili maddeye göre birisinin bir örgüt üyesi olmasına gerek yoktur, herhangi bir terörist grubun herhangi bir söyleminin aynısı ya da benzerini tekrarlaması durumunda kişi direkt bu grubun üyesi olur ve terörden yargılanır. Mezkur maddeye göre herhangi bir terörist grubun hükümete karşı olması durumunda muhaliflerin nasıl terörist sayılmayacağını bulabilene on yüz bin milyon lira veriyorum.

İşbu madde uyarınca Türkiye’de düşünmek suç. Düşünmek suç olduğundan bunu yaymak daha da büyük suç. Sonuç olarak pek çoğumuz susuyoruz zira hükümet o kadar yanar döner, o kadar kaypak ve oynak ki bugün ak dediğine yarın kara diyecek, sonrasında sizi terörle bile yargılayabilecektir. Hukuku yok ederek “biz bir milat belirledik, o günden sonra Fethullahçı olanlar suçlu, öncekiler değil” diyen bu hükümet, “kandırıldık, Allah affetsin” diyen bir “devlet” başkanı önderliğinde canının istediğini, ki buna büyük ihtimalle ben de dahilim, terörden yargılamakta beis görmezken kim neden, nasıl bir fikir sunsun ve savunsun?

Bu yasanın sorunu bu kadar da değil. Diyelim ki ben hükümetten tarafım. Oturdum, paşalar gibi de “Fethullahçılar şöyle kötü, böyle kötü” diye yazdım ve bir yerlerde basıldı. Ertesi gün hükümetin çıkıp “ama o gazete Fethullahçıların makalelerini basmıştı. Sen nasıl bastırdın onu? Yoksa sen gizli mesaj mı veriyorsun?” demeyeceği, sonrasında yine 3713’ten yargılamayacağı ne belli?

3- Türkiye vs Erdoğan

Seneler senesi Fethullahçılara veryansın ettik. Allahsızdan girdiler, vatan haininden çıktılar. Allahsız mıydık? Belki. Vatan haini miydik? Kesinlikle hayır. Bizi vatana ihanetle suçlayanların kendileridir vatan haini olanlar. Başkası değil.

Şimdi diyorlar ki “o ki sen Fethullah’a, Fethullahçılara karşıydın, şimdi de yazsana”. E ben yazıyorum zaten. Ama demiyorum ki “helal Erdoğan’a, bak ne güzel yapıyor”. Tam aksine diyorum ki “Erdoğan da yargılanmalıdır, hukukta birilerinin sözde miladı diye bir şey olmaz”. Ne oluyorum? Vatan haini. E Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti midir ki Erdoğan’a karşı çıktığımda Türkiye’ye karşı çıkayım?

Neyse. Tut ki yazdım Fethullahçılar tü kaka diye, basıldı. Sonrasında da tuttu benim yazı, Fethullah’a bakış değişti. Ne olacak? Erdoğan ekmeğini yiyecek. Bana ne olacak peki? “Erdoğan da yargılanmalıdır” dedim diye ben okkanın altına yatacağım. Düşünme ahlakına ve yeterince beyne sahip olduğumdan “Fethullahçılar kötü ama Erdoğan iyi” demeyeceğim için okkanın altına yatacağım garanti. Ne oldu? Yazık oldum.

Değer mi Erdoğan’ı kurtarmak için?

Mal mıyım la? Benim hayatımdan zerrece fazla değeri mi var O’nun hayatının – ki ben kendi hayatımı feda edeyim?

Sonuç Yerine

Daha önce de demiştim. Fethullahçılar ahlaksız, iki yüzlü, şerefsiz varlıklar ama en azından okumuş etmiş, kafası çalışan bebeler(di). Onlar ayrıldı, Erdoğan’ın elinde ahlaksız, iki yüzlü, şerefsiz bebeler kaldı. Okumuş etmiş, kafası çalışan kimseyi çekemedi Erdoğan kendi safına. Bu da “hareketinin” ne kadar kof olduğunu gösterir bir veri olsun elimizde.

İşbu ahvalde de Erdoğan’ın sığınacağı sadece “teröristler”, yani biz kaldık. Eh, bizim neler istediğimiz belli, Erdoğan’ın bunları veremeyeceği de. Ondan Türkiye hükümeti hiç boş yere yurt dışında anti-Fethullahçı propaganda yapacak adam aramasın. Kendi içinde yok, dışındakilere de verdiği bir garanti yok. Yoksa bana desin ki her suçlu yargılanacak, ben oturup yazayım 50 tane makale. Biri tutmazsa biri tutar. Ama ben yazacağım, biri tutacak, sonra beni yine terörden yargılayacak hükümete gayrımeşru dediğim için…

Ölme eşeğim ölme.

Leave a Reply

Site Footer